1 Ekim 1972

MEVLÂNA’yım ben!

1 YUVAMIZ’a gelenden, adımızı anandan; ALLAH’ım RAZI olsun, güzelliği gönlünde bilsin, olandan hayır umsun. Halkın dilinden, adaletin zulmünden; kulun korkusu olmasın. ‘ALLAH’ım.’ diyenin adı, halkın diline düşmez; adaletin zulmeti, ‘ALLAH’ım.’ diyene yaklaşmaz. Fetva değil, ALLAH’ımın kuluna lütfudur. Kalburda kum kalmasa da, kumda taş olmasa da; kalbur gene de gereklidir. (kalburun manası?) Kulun kulu elentisi. Biri hata etmese, öbürünün hatasızlığı bilinmez; iyi ile kötü ayrılmaz. Biri hata edecek, öbürü görecek. Görmeyen, hak kuldan sayılacak. Her olan HAK’tan, her söylenen halktan. Kalbinde ses olmasın, ‘Acaba?’ demesin. Söylenen olmasa, söyleyenin yoluna yolcu gerekmez. Söylenenin sonucu alındı mı? Kaydına yazıldı mı? Kuğuyu gölde gören, suyun durduğunu sanır. Göle suyun gelişini bilmez. Kaynağı olmasa, yeniden gelmese; gölün yanında durulmaz. Hem gelir, hem gider. Sözümüz söylendikte; sabra yer verilmeli, kaydı ALLAH’ıma havale edilmeli. Yatağan sende mi, kalkanı bende mi? ‘Kuş uçumu.’ denildi, gününde olan görüldü. Hata ne sende, ne yolunu çevirende. Yolunu çevirenden sual edilmesin, ‘ALLAH’ım öyle diledi.’ denilsin. Senin kulun mu ki sen düşünürsün? YARATAN’ın kulunda, YARATANI görürsen; acımaktan uzak kalırsın.

2 Gayenin yeri nedir bilir misiniz? Bitmek tükenmek bilmeyen, birinin battığı yerden öbürünün filizlendiği arzular. Hiçbir kul bir gaye ile yaşamaz. Karıncada bitmeyen güç, güvercinde bitmeyen değil. Güvercinde daima hiçlik görülür. Güvercinde ne görürsünüz? Görülür, sadece gününü yaşar. Beslenmeyi senden bekler. Karıncanın aldığı, ‘Yeterince.’ dediğini gördün mü? Vergiden kaçınır, sevgiden gocunur. Güvercin sever sevilir, sevgisi ile bakılır. Arıda sadece verim vardır. ‘Almadım.’ demeyin, gününe gocunmayın. Sahneye konan, zamanında rolünü alır. Dörde dört eklersen, sekizde kalırsın. Sen ‘Dört elimde, gerisi ALLAH’ımda.’ de ki, O’nun eklediği, kulunun beklediği olsun. Söz bende, çözme sende olsun ki; kulluğuna değsin. Açık yorumlandı. Gördük sevdik, ‘YA ALLAH!’ dedik, O’na havale ettik. El elden çekilende, göz güzelden çevrilende; kulun kula ‘Hatalısın.’ demesi yersiz. Deryada balık gördü isen pulsuz, deme ‘Kazındı.’ Pulsuz balık, köksüz olur; pullu balık, yersiz olur. Açayım. Pullu balık, yerinde kalır, oradan yayılır. Pulsuz balık, göçmen olur, akın olur yürür. Somunu eline alsaydın, katıktan söz ederdin. Katığı bulsaydın, gölge arardın. Gölgeyi bulsaydın, suyu arardın. Aradığının sonu gelseydi, dünyayı dar görürdün. Huzurun arandığı görülür, nerede olduğu sorulur. Anlasa anlamasa söz birdir, huzur her kulun kendi gönlündedir. Sen gönlüne almadı isen, aradığını bilmedi isen; huzurun peşinde çok koşarsın. Dörtte dördü oğulun eşine dedim. Halde olana handan cevap verdik, her olayda yanında durduk. Bize el etti mi, bir kaşık çorba sundu mu, yanında olanı andı mı? YUNUS’um der ki: “ El ettik, göz ettik; suyumuza tas uzatana, gönül dolusu sunduk.” Güzellik, yolunda. Gölgede olmasın, söz dilinde kalmasın. Her sözü, çiçek misali ferahlık versin. Kulun gönlünde hoşnutluk yaratsın ki, aradığı huzuru bulsun. ‘Dumanım yok.’ desin, kendini öyle bilsin. ‘Duman.’ diyen, dumanda kalır; şikayetçi olan, dumanı üstüne çeker.

3 YUNUS’um söz diledi, sözde umut belledi. “El verdiğim kullarda, ışık tuttuğum yollarda; taşlar atılmadı, kul başı yarılmadı. Sunduğum bellidir, kul başı tellidir; gönül kırmaz isen, sözün ballıdır. YUNUS’um geldim, ‘El verdiğim kullar.’ dedim. Oğula dedim. Deryada balıklardan, karada konuklardan sevinç duyanlar; ALLAH’ımın YOLU’na uyanlardır. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.” dedi, YUNUS’um cümlenizi selamladı.

4 Aynadan, doyan görülmez; hünkardan, makam sorulmaz; geçenden, sual edilmez; gelene, hüküm verilmez. ‘ALLAH’ım.’ dedik, O’ndan bildikte; gayrısından şüphemiz yoktur. Oğulda katkıya, gününde atkıya yer yok. Her yol, gereğince açılır; her kapı, geleni geçirir. Olumuna eklenen, gönlünden beklenendir. Oğula dedim. Sözün başında, YUNUS’um sana verdi, kaygunu nuru ile sildi. Dilenen, resimde görülecek. Yerine soruldu, ‘EYVALLAH.’ denildi. Gönlünde olanın, dolguya gelenin silgisi yoktur.

(Resim verildi: HAZRETİ AYŞE)

5 ‘Adını sorduğun, diyenin (HAZRETİ AYŞE’nin) duasını vermeye çalış.’ diyelim. Yolunu ona bağlayalım. AYŞE’nin yolunda olsun, YM desin, yardımcısı bilsin.

(Resim verildi: HAZRETİ MERYEM ve HAZRETİ İSA)

6 HAZRETİ MERYEM’in hediyesi. Bebeği ile.

7 “ALLAH’ıma emanet olsun, bedenindeki katreyi silsin, gönlünde akan suyu bulsun.” dedi duacı oldu. Yumuşak yol, açık olur.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH