|
21
Ocak 1973 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kucak dolusu selam ile geldim, hayır olanı verdim, cümleyi hoş gördüm. 2 Saz ile sözü bağlayan, ‘Kaderde oyun var’ diyen yanılmasın. Kaderin oynadığı oyun, kulun hayrınadır. Unutulmasın, ALLAH’ım her kulunun YARATICI’sıdır, GÖZETİCİ’sidir. Sana oyun gibi gelen, muhakkak lütfudur. ‘Lütfunda selamet görülür’ dersen, sonunu gör de, selamet olduğunu öyle bilesin. Çünkü her lütfun girişi, şer gibi gelir. Açılan kapıdan, aydın yol görülür. Zahmette hata yoktur, zulmette vardır. Zulmeden, niyetine uyanı yaparsa da; sanmayın zulüm getirdiği, seni götürür. Götürdüğü, sadece gidecek olandır. 3 Kar yağdı diye tasaya düşen, buz olabileceğini unutmasın. Kar da olsa, buz da olsa; hiçbiri güneşe dayanamaz. Yemeyen bilmez, tadını almaz, sohbette acı söz edilmez. Çünkü sohbeti açan, dünyayı kötü görmez. Kehanet dilemek, kapalı perdeyi zorlamaktır. Çünkü ALLAH’ım, dilediğini dilediği anda yapabilmekten aciz değildir. Kainatta yaratılan her şeyde, kerameti bulursun 4 Geldin, gördün, gönül pencereni açtın; içinde olanı, geç. Çünkü kul, hataları ile doğruyu bulur. Hiçbir zaman, kul kulun hatasının önüne geçemez. Çünkü o olacaktır, hataları ile kendini bulacaktır. Amade olduk, her olayı ‘HAK’tandır’ dedik. Kimi hatalı bulalım? Gönlümüz ALLAH’ım ile dolu, yolumuz da O olsun. Eğilmedik bükülmedik, O’ndan gayrıya. 5 ‘Güzellik nerdedir?’ derseniz, her olanı O’ndan bilmede. Varsın, ‘Uymadı’ desin. Senin gönlünde olan, vicdanına yük vermesin; kaderin çizdiğini, isyan edilmesin. Sevgiyi ölçebilen, kainatta huzur bulabilir. Hiçbir kul, kendini yalnız bilmesin. ‘Yalnızım’ dediği an, kendini ALLAH’ımdan ayırmış olursun. Yalnızlık; ne senin, ne benim. Her an, O’nunla doluyuz. Darda olduğun an; sadece O’nunla konuş, O’nunla dertleş. Dermanını verecek O’dur. Kul kulun derdine, sadece söz ile ortak olur. Ana-baba dahi olsa. Vurgunda zarar gören, kendini suya vermesin. Yemeni giysin, bağa yürüsün, üzümü beklesin, ‘Daha koruk’ demesin. Güçlük, olayın götürdüğüdür. Gelen, geç de olsa çözülür. Olmadığını değil, bilmediğini düşün. Bilmediğin, seni üzmüş. Çözdüğün an, üzüldüğüne üzüleceksin. Dünden beri görülen, günde çözülür. Kahrında eriyen, gönlünü boşlukta sürüyendir. Varsın üzüntü, çözüme kalsın. Bulutta gördüğün, ne şekildir, ne hayal; sadece dünyadaki olay. Yani, gidiş-dönüş. Gördüysen-bilirsin, uyduysan-bulursun. Kandilde yağı eksik etmediğin müddetçe, karanlıkta kalmazsın. Ne arıyı seçtik, ne karıncadan geçtik. Gazelde, şarkının özünü bulduk. Hüzün nerde başlar, nereye varır, nerde biter? Hüzünde; dünyanın geçmişi anılır, ona yanılır. Kul kendini, geçmişle avutur. İnsan denen, zaten hayaldir. Ne var ki hakikate vardığı an, hayalden geldiğini bilir. Gelişte, bulduğunu görür. Diledik ki her kul bilsin, bilerek gelsin. Bizim dileğimiz değil. Kulunun layık olduğu görülür. Kul yolunu almadıysa, sormadığındandır. Bilinmedik yol, sorulur. Soracak kimse bulamazsan, ALLAH’ıma sığınılır. O seni en doğruya götürür. Çağıran da O, getiren de O. Layık olan her kul, dileğini bulur. Güzellik, cümlenin gönlündedir. Kuşları ayırırsan, ‘Karga çirkindir’ dersen; yanılmış olursun. YARATAN’ı düşün, yaratılanı düşün. Her yaratılan; süs olsun, kainatı süslesin diye yaratılmaz. Kiminin şeklinde, kiminin zikrinde, kiminin yeninde, kiminin yönünde; güzellik vardır. O güzelliği görmeye çalışırsan, çirkin demeyi dilinde küfür sayarsın. Kuyudan almadık, yoluna örmedik. Cemde cümleyi bulduk. ‘Cem ile cümlenin manası aynı’ dendi. Cem ile cümle, aynı niyette olanlar demektir. Her topluluk aynı niyette olur mu? 6 Mideyi
yiyeceğe göre değil, yiyeceği mideye göre hazırlamak gerektir. ‘Güğüm
dolu olsa’ deme. Dolsa-dolmasa, kula huzur verecek; sadece kendi niyetidir. ALLAH’a
ısmarladık.
|