|
4 Mayıs 1973 MEVLÂNA’yım ben! 1 Gelmeyen, giden yoldan dönmeyen, gücünü dünyada veren, misafirhane olduğunu bilen kullarının yolu münasip. 2 Dikili ağaç sökülmez, meyvesi var ise. Meyvesiz ağaç atılmaz, gölgesi büyük ise. Meyveyi daldan aldık, kulunu halden bildik, gönlünü çölde bulduk, niyetini HAK’tan gördük. ‘Alacağın var mı?’ dedik, ‘Vereceğim var.’ dedi. Aldığımı vermedim, borcumu ödemedim, yumağımı gayesiz sardım, HAK YOLU’nu öyle buldum. Bulduğum anda, güçlüğü çözdüm. Çevreyi sarar diye, çehreyi sorar diye gam edilmesin; HAKK’ı bilenin, selamete varacağından şüphe edilmesin. Usanmadım dünyadan, gocunmadım göçümden, HAK selamet yoludur, yolum YÜCE TANRI’nındır. Sevk edilmeyen malın değeri düşer. Yumuşak olmayı dileyen, her olayı ALLAH’ıma havale eder. Mecnun misali koşmak, dağı taşı aşmak hezeyandır. Orda buluş yoktur, dağı taşı aştıkta, akan sular taştıkta; zararı olmasa da, faydası yoktur. Ne zaman yorulur, yolunda durulur; buluş o zaman başlar. Kendini buluş, YÜCE’yi buluş değil midir? Kendinde ne vardır O’ndan başka? 3 YUNUS’um der ki: “Dumansız gök dileyen, rahmetinden nasip istemeyendir. Rahmeti olacak ki, bereketi bulasın. Adı bilinmedik ulular, dünya ile kıyamet arasındaki RUHLAR’ın yardımcısı olurlar. Onları dünyada bilmenin gereği yoktur. Dünyada adı bilinenler, dünyanın kuluna hizmet eder. Gayretin yeri, himmetin büyüklüğündendir. ‘Meşrebim değil.’ deyip dönmek, kulun gayesi olmamalı. HAK MEŞREBİ’ne, her an uymaya çalışmalı. Gönül bağları uydukta, sohbete yol açılır. Açmayan çiçek solmaz, soldu dersen dert midir? Kökü bizim, yeni çiçekler açar. Kapıdan yolcu geçer, yolcuyu hancı bekler. Odasını sordum, karanlık dedi; yöresini sordum, kuraklık dedi; töresini sordum, firaklık dedi; dünyayı kapat dedim, yalnızım dedi, gafletin kuyusuna daldı. Gaflet kuyusunda olmasa; ne odayı karanlık görür, ne yöreyi kurak bilir, ne törede firaklık bulur; hele yalnızlık kula nedendir, ALLAH’ım seninle oldukta. Çevreni ararsan, törene uyarsan, HAKK’ı gönlünde bilirsen; dünyan da, ahretin de aydınlık olur. Olmadık çevrenin, oyasına el atılmaz. Çevreye iğne ile nakış vurulmaz. Destede aradığını, bestede bulamazsın, neden? Deste sayıya, beste sevgiyedir, maddenin manaya dönüşenidir. Deste güldürür, beste oldurur. Ağlayalım bağlayalım, HAKK’a vardı diye sevinelim.” dedi YUNUS’um yürüdü. 4 ‘Nerde neyi buldu, nerde oldu, nasıl vardı?’ denmesin. Gönlünün ölçüsünü, HAKK’a verdi; HAK’tan gelen bir söze, dönmeden yürüdü. “Hoşnutum. Hoşnut olanlar varışı, anında bulsunlar.” dedi cümlenize duacı oldu. 5 ALLAH’ıma emanet olasınız, vergide O’nu bilesiniz. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|