|
MEVLÂNA’yım ben! 1 Mümin olan bilir, MÜRŞİD-İ KAMİL yolu bilendir, dileyene verendir. MÜRŞİD-İ mümin, ‘Yolum nedir?’ diyendir, bilene sorandır. Yolumuzu vermeye geldik, gönülleri hoş gördük, mor rengi örtü yaptık, manayı kullarına gerektiği kadar açtık. 2 Güzel olan odur ki; olana uymak, ‘Olmayana uy.’ demek değil. Her kul, yapısı ölçüsünde uyar. Vergimiz ne söz için, ne saz için. Mantığına uymayandan sen kaç. Kaçmayanı kınama. Her kulun mantığı, aynı çözümü vermez. ‘Yanlış mıydı?’ dersen, kulun mantığı olayı hangi yönden çözerse doğrusu odur. MESNEVİ’yi okuyan, bilimini dokuyan; çizgiyi düz çizmezse, hatalı mıdır? Elbet değil. Düz çizgi sanattır. Ya oyma? O da sanattır. Sanatın daha güzeli, daha çirkini olmaz. Oymayı çizen, düz çizgi çekemez; amma o da sanatkardır. 3 Suyunu bardağa alan, onda
yudumu görendir; gönlüne yolunu veren, suyu deryaya dökendir, katkıda bulunayım
diyendir. O da edilen niyazlardır. Namazın sünnetini kılar, RESULÜ’ne hediye
edersin, neden? Onun cümleye dağıtacağını, sizleri onlarla
karşılayacağını bildiğiniz için. Demek ki hürmetimiz
cömertliğinden. Mümin olanın niyazı cümleyedir. ‘Kafir.’ dersiniz, kulunu
cehennem bekçisi farz edersiniz. Kafirlik nedir? Manayı yok bilen, dünyayı hak
bilen. Dünya elbet haktır, amma mülkü değil. Mülkü de temel sayan, dünya
benimdir diyendir. 4 Sohbetimiz günlük oldu, sözümüz burada kaldı. Cümlenize selam olsun, ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun. ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|