12 Mart 1974

MEVLÂNA’yım ben! 

1 Yudum-yudum içen ile, içtiğinden geçen ile bir olan; BİRLİK’ten ayrılandır. İçen içtiğince, seçen seçtiğincedir. Sen-senden ayrılmazsın, ayrılanla bir olamazsın. O’nu-sende bulamazsın, seni- O’na veremezsin. Bağ üzüm vermedikçe, yanına gidemezsin; dağ yolun açmadıkça, tepesine varamazsın. Yol, dileyenin; gün, halini bilenindir. Geçen, ne kadar güzel olursa olsun; gününe dönmez, kuluna vergisi olmaz. Günü O’nda bileceksin, her olaya O’ndan diye uyacaksın. Yerden aldığın senin olmaz, sele verdiğin yolda kalmaz. Selamın verenle, eskiyi dürene EYVALLAH deriz. Yumuşak olandan sorarsan; ne yel getirir, ne sel götürür. Yerini almışsan, O sana buldurur.

2 Talebin olduğu yerde, olaylar gelişmekten uzak kalır. ‘Neden?’ denir. YAZAN’a uyarsan, talep niye? Geçenden umarsan, günün değeri nerde? Her olay, daima önde gider, olur geçer. Geçene dönüş, kulun yanılmasıdır. Olmuyor deyip, kayguya düşersen; yoluna göz at, gönlüne söz et. Olan da O’ndan, gelen de. Sadece kaygu senden, kulluğunun hatasından. Yapıya verdiğini, sen mi oldurdun; yapıya kapıyı, sen mi ördürdün; gemiyi deryaya, sen mi koydurdun; dünyaya güzeli, sen mi doldurdun? Güzel dersen; çirkinin, güzelden güzel olduğunu unuttun derim. Yuyanın verdiği sadece yoldur. Unutma! Seni götürecek tutan eldir. Elini ver ki yolun açılsın, varlığa gönlünden NUR’lar yağdırsın. Varlık dedik, yanılmadık. Varlık; beden değildir, bedenin muhafaza ettiğidir. Güzelin tarifini sorguya verdim. Güzel, yumuşak olanı verir. Güzelin tarifi güzel demekte değil, olmayanda erimektedir. Olmayan nedir? Olmayan değil, olmayan güzellik çirkindir. Olan sadece O’dur. O’nun ayrısı yoktur. Taş kırılır kum olur, kırıla-kırıla bölünür. Öyle oldukta, bunca günde dünya taşsız mı kaldı, taşı mı eksildi? Her gidenin yeri dolar.

3 Kırılan; ufaldığına sevinsin, sel ile gelsin deryayı bulsun. TURGUT REİS desin, selamını alsın. (s’nin ULU’su mu?) EYVALLAH. Elini elinde bilsin. Karşımızda olanın. Yoluna gönlünü versin, YEMEN’de olsa da, gemiyi bulsa da; yoluna durana, selamını kesmez. Almayı bilenin, silmeyi dileyenin; yardımcısıdır. “ Yamaya söz etmesin, dert deyip göz atmasın, olayda aracı görmesin.” dedi, selamladı. “ Niyetinde bulacak, eli elde bilecek. Balık misali, damdan akan damla misali. Verenden aldığın, salihin bildiğindir. Gözden silmezsen, gönülden yanmazsın. Geçeni unutmazsan, gelene bakmazsın.” dedi.

4 Danışanın YARDIMCISI geldi. “Dikilen her perde, açılan pencereyedir. Olmayan, olanın sözünü geçirir. Her tartışma, kulunu geçene götürür. Verdiğimiz dedik, selamı ile geldik. Var isem varlıktan, yok isem darlıktan. Meyve yiyen dalını kırdı ise, nadanlıktan. Yemedi verdi ise nazanlıktan.” NUMAN HAZRETLERİ geldi, ‘Yardımcım?..’ diyene elini verdi. HACI BAYRAM demedim.

5 Var ile varız, yoklukta darız, çoklukta koruz, hiçlikte kül. Geldik HAY diye, olduk kal diye, göçtük hal diye. Hale uyduk, geçtik- duyduk. Göçmeden duyamazsın. “Aman.’ dersen duyamazsın. Aman, ayrılıktır.

‘KULHUVALLAHİ EHAD.’ dedik, kul olduk;

‘ALLAHÜSSAMED.’ dedik, O’nu bildik;

‘LEMÜYELİD VELEM YÛLED.’ dedik, kül olduk;

‘VELEM YEKÛNLEHÛ KÛVÛFEN EHAD.’ denildikte; HAKK’ın “OL.” dediğine, oldurduğuna, dönüşe uydurduğuna; gönüller ile katıldık.

ALLAH’a ısmarladık.

(Resim verildi: TURGUT REİS)

6 TURGUT REİS. ULU’su YUNUS ALEYHİSSELAM. Oğula hediyesidir. (s’ye)

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH