|
13 Mart 1974 MEVLÂNA’yım ben! 1 Günün olumuna
göz attık, gönüllerde ateşi yaktık. Kundak saran ile yolu sorana, konudan
çıkılmaz dedik. Gözden ayırmadan, kuldan kayırmadan; suyunda alacağını
gördük, yoldan kalacağını bildik. Alan bilir. ÇİZEN’in yazdığı,
silinmez. Yol soran ile hal gören, bölünmez. Alan bilir. ‘Neymiş?’
denmesin, verildiği gibi alınsın. Halden alan, yoldan soran, bölünmez
dedik ya! Varmayı dilersen, uymaya çalış. Vurmayı dilersen, kalmaya
alış. ‘Vermez!’ denmesin, vergiden şüphe edilmesin. Sargıda hata
ararsan, sergide göreceğin nedir? Yamadan utanırsan, yırtıktan ne ararsın?
‘Dengini bulayım, açığı örteyim.’ de ki; gayretin yerini bulsun, niyetin
yazılana uysun. ‘Yer mi uymaz, söz mü vermez?’ denilmesin. ‘ALLAH’ımın her
yazdığı hayır.’ densin, uyulsun. Çamur olmazsa; tarla ekini vermez, kökün
suyu bulmaz, ağaçta meyve ermez. Varsın rahmeti bol olsun, tarla çamurda
kalsın. Gümüş verirse, altın alır. Her alana, güzeli seçime verene. Kolay
olandan zor denilen, daha verimli olur. Kuluna zor anında YARDIMCI’sı gelir.
Verdiğimi almadın mı? Kul vardır deryaya yürür, kul vardır damdan akan
suda kalır. Elbet deryanın verdiği ile damdan akan bir olmaz. Sözünü
ettiğin, arkaya attığın. Yenmeyi değil el vermeyi bilirsen,
yobazda kaideyi silersen; sözün yerin bulur. ‘Yumağım düğümsüz
sarılsın.’ dersin, her olayda kaygıya düşersin. 2 HAZRETİ HATİCE der ki: “Kaygıya
düştüğüm har olayda, hatamın büyüklüğünden hicap duydum. Kaygu;
VEREN’in vergisinden şüphe edende olur. Dilendikte, şüpheyi tamamen
siliniz. Hayır olmayan kuluna yazılmaz. Ekilmeyecek toprak kazılmaz. Kader,
gölgede. Güneş dileyen, bekleyişte elbet bulur. ‘Yerim neresi?’
dersen, yeşil renkte verir. Camın ötesinde, göreyim diyen durur. Avdan
boş gelen, boş övünür. (a.s’ye.) Niyazın yerindedir. Elden
alanın, GÜL’den bulanın; gönlünde gölge olmaz. Cümleye. Dünyaya olumunu
katanın; gerçekten bildiği, yerini gördüğü söylenir. Yeşilde
bilinen nedir? (AŞK’ın
devamlılığı mı?) EYVALLAH. Oyumuzu verdik, seçileni gördük,
suyundan dileyene sunduk. Kaygıya yer vermeyelim. Dileyen dilediğince
desin, ‘Bildim.’ dediğini sergiye koysun. Gerekmeyeni elbet almazsın.
Sorduğun, her sergiye konulanı alayım denir mi? ‘Vardık.’ denmesin,
‘Varacağıma inanırım.’ denilsin. Kuyuya söz veren, sözünü anında geri
alandır. Kuyuya ses verirsen, yankılanmaz mı? Yoldan-yolcu sorulur, hali günde
görülür. Davar gerekirse sayılır. Cümlenize selam olsun. Cümleniz
RAHMETİ’ne gark olsun. Sorgu yerini bulsun.” 3 YAHYA EFENDİ dendi, sorulan verildi. ALLAH’a
ısmarladık.
|