9 Mayıs 1974
MEVLÂNA’yım ben!
1 Güzellik; gelenin hayrına iman etmekte,
‘ALLAH’ım, ne verdiysen hayrımdır’ demektedir. Selam olsun diyelim, ALLAH’ıma
emanet edelim.
2 Yerden gelmedik, yerden sormadık. ‘OL!’
denene uyduk, ne olsa EYVALLAH dedik. ‘Gayretin yeri selamet mi?’ dersen; ne
gayret, ne hayret, olanı değiştirmez. Umulanın oluşu, kulun
yerini göstermez. Almayı dileyen, sergiye
vermez. Gönülü olan, gölgeden ayrı kalmaz. Gelenin sözü, demete
girmez. Günün olayını; olduğu gibi alın, yorduğunuz gibi değil. Söyleneni
almadınız! Olduğu gibi, yorduğun gibi değil. EYVALLAH, gelen-giden
yolcu. Yeniyi; verenden alırsın, türlü yorumda kalırsın. (a’ya) Kaygusuz olmayı dene,
rahmetten buluta söz etme. Yağmur, bulut olmadan gelmez. Onun için, buluta
söz edilmez. Geçitte kalmaktan kaçın. (Geçit nedir?) Geçit; ilme açılan yolun kapısıdır. Gerçeği
olduğu gibi alırsan, doğruyu bulmuş olursun. Elmayı ikiye
böldükte, paylaşmaya gönül koyduğun görülür.
3 GANİ der ki: “Görüntü, çevreni darda
bırakır. Gerçeği ara, oyuna yer verme. Aşacağın yolunu, gerçeği
buldukta görürsün. Her olayda görüntünü arama! ‘Mana mı?’ diye yorma (a’ya) Önce gerçeği
tanı, sonra manada
ara. Sen-ben
denmedikte; O’ndan
olunur, yol öyle
bulunur.
4 HAZRETİ OMAR der ki: “Aşını, eşini,
düşünü dile verme! ‘Alacağım, aldığım SEN’den, verdiğin
EYVALLAH’ de. Yağan yağmur, esen rüzgar; yaprakları dökse, yerde
çamur birikse; söze verme. Altın tabak, bakır
tabağa denk olmasa da; içine konan aş, ne olursa olsun, mideni
doldurur. Ağacın gölgesi, seni dinlendirir; asla yolundan alıkoymaz. Ne
var ki, daha önce dendiği gibi; önce gerçeğe uy. ALLAH’a emanet
olunuz.”
5 YUNUS’um der ki: “Dilden dile söylenir,
günden güne hallenir, günü gelene dek eylenir, günü-dünden peylenir.”
6 Ayağını-elini, tertemiz alnını; geyik
misali sevdik, sardık sarmaladık, güne hazırladık. Yerini yönünü, adı ile
verdik. Yanımızda olana
dedik. (z’ye) Onun
elinden, onun dilinden; gerçeği bulursun. Yanımızda olanın. (a’ya) Aynayı nerden
diledin, kimden bekledin? Sorunu alalım. Senin. (a’nın) Gerçeği; bulmadan alamazsın, uymadan
çözemezsin, eline gelse gene de bilemezsin. Derdin dörde
bölünce, her biri eline alınsa; gene de elinde dört olur. Önce gerçeği bul,
öyle manayı ara. ALLAH’ıma emanet olunuz. Gününe uyacak, verdiğimiz gibi
olacak. Asmayı budadın, yaprağını bekle. Üzüm elbet senindir. Güzellik
yolundur. Güzellik, uyan kulundur. ‘Açanın yerini alayım’ deme. Dinleyici ol! Ne
yaz, ne söyle. Sadece dinle.
ALLAH’a
ısmarladık.
LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH