|
17 Kasım 1974 MEVLÂNA’yım ben! 1 ‘Olumsuz yolda.’ deme, demirde gümüş görme, gümüşü altın ile bir tutma. Değerine söz edilir, niyetine değil. 2 Tuyan, olumsuzluğa yer verir. Yerin, asla çorak toprak değildir. ‘Verimi yok.’ dersin. Unutma, dinlenmiş toprağın mahsulü bereketlidir. 3 Alacağın her lokma, alın
terinedir; atacağın her adim, HAKK’ın YOLU’nadır; tutacağın her
ağaç, gönül kapınadır. 4 Meyhane sana vermez, sen meyhaneye ver. Vermek; O’na uymaktır, haline uydurmaktır. Uyumak, yerini almamışadır. 5 Örnek
olanı bildin, gönül ile O’na uydun, ‘Seymen.’ dedin boyun kırdın, nimetine
niyet kurdun. ‘Olumsuz mu?’ dediğin, aydın güne kapı açar, her kulu gölgeden
geçer. Ne var ki; bilenin geçişinde tevekkül, görenin gözünde tefekkür
bulunur, geçişe öyle uyulur. Geldin-geçiyorsun, aydın güne kapı açıyorsun.
‘Zamanım?..’ deme, gönlünü aydın güne örtme. Kayguya yer yok. ALLAH’a
ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|