|
8 Ocak 1975 MEVLANA’yım ben! 1 ‘Olumsuzluktan söz edilmesin, sözde kalıntı aranmasın, YENİ’yi arayan, eskiden şikayet etmesin.’ dedik, daha önce verdik. 2 Eğitilen kul, öğütülen una benzer. Eğitilmedik kul, unun verdiğini elbet vermez, vermediği müddetçe de göremez. ‘Göreyim’ diyen, görüntü ile avunmaya çalışandır. Her hale uyan, HAKK’ın emri ile uyuşandır. Kal denmez, elbet git hiç denmez. 3 Açığına demir atan gemi sahile girmez. Yoğurt mayalanmadan olmaz. ‘Ereyim’ diyen yolu bilmez. Vurgun rasgele olmaz. ‘Göğün bittiği yer neresi?’ dersen cevap gelmez. 4 Cevabı olmayan soruyu sorma. Şekerin yok ise helva karma. Daha önce dedim, cevabı olmayan soruyu sorma. Asmayı dikenden sorar mısın, ‘Niye diktin?’ diye. 5 OSMAN der ki: “ÖZ’üm gözümde değil gönlümdedir. ÖZ’ün, gönlünde değil gözündedir. ÖZ’ünü ÖZ’üm ile karıştırma. Az yol az götürür, uz yol tez götürür. Uz nasıl gidelim derseniz, adım adım gidin derim. ‘Erivereyim, varıvereyim’ denildikte; gidişe değil, duruşta kalırsın. Uzyol katılmaktır, önce BİRLİK’te beraberlikte bulmaktır. Ayna misali gönlün ferahta kalsın.” 6 Gemiyi olumsuz diyemeyiz, varolandır. Yolcuyu yersiz diyemeyiz,
giyinendir. Gücünü dilediğince söylersen gayretindendir. Günün olumunda,
gönlün dolumunda huzuru bozma. Diktiğin çiçeğin kökünü kazma.
Dumansız kalasın, gönlünü feraha salasın, olandan olmayandan kaygu almayasın. (?) Sorguya verdiğin
her sorun. ALLAH’ım cümleden razı olsun. Gerçeği her kul kendi
gördüğünce alır, doğru olan odur dedim, daha önce verdim. 7 “Al ile dal ile cümle kulu GÜL ile.” dedi, YUNUS’um geldi: “Rahmet alsa sel ile, hava gelse yel ile, hep beraber yol ile. Buluştuk, sevabını bölüştük, selamlaştık, kalıştık.” dedi yürüdü. 8 Anbar dolsa, kulu gülse, yolu bilse. Gelenin gidenin sevabı birdir, her kulu sevgisinde hürdür. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a
ısmarladık.
|