|
9 Ağustos 1975 MEVLÂNA’yım ben! 1 Olmuyor, yunuyoruz,
duyana sunuyoruz, seven ile yanıyoruz. YUNUS’um der ki: “ Yanan ile yanıyorsan,
sönen ile donar mısın?” 2 ‘Olmuyor ‘
dediğin, olandandır. Olanın olduğu, bilendendir. Bilen ‘Olmuyor.’
demez. İt, hem dalaşa, hem yoldaşa uyar. Saki, hem doluya, hem
boşa koyar. 3 Ay düze geldi de, düze
durdu mu? Yol söze girdi de, gideni durdu mu? Yorgan soğuktan korur, urgan
yerden ayırır. Değil. Yeniyi yerde koymazsın, eskiyi yerden almazsın.
Aydan toprağı sormazsın, topraktan yıldıza yol bulmazsın. Ne var ki, ay
toprağı bilir, her halini alır. ‘Sorsan verir mi?’ dersen; her bilenin,
bilinenin sırrı, olanda kalır. Bilmek güzeldir, bildirmek özel. 4 Kainat
saraydır, tahtına yakışan gelir. Yakışanı ALLAH’ım bilir. ADI’na
yazılanı, ADI ile anılanı. (PEYGAMBER
EFENDİMİZ mi?) EYVALLAH. Yolunda olanın gideceği yer,
O’dur. Anılan aranılan, saraydır. Şahın verdiği, gelenin
dilediğidir. Çünkü şah, dileyenin eleğidir. 5 Un olmazsa elek
gerekmez, kul olmazsa kainat yer etmez. Var isek, VARLIĞI’ndan. Yar isek,
BİRLİĞİ’nden. Göz gözü bilmez, ayna olmazsa; söz söze
varmaz, kulak duymazsa; kainat var olmaz, kulun gönlünde ateş yanmazsa.
EYVALLAH. 6 Kainat nedir? Bilenin bildiği, bilmeyenin duyduğu, duymayanın
gördüğü, görmeyenin sevdiği. Her kulun kainatı görüşü bir
değildir. Aradığı da bir değildir. Ne var ki, vardığı nokta
birdir. Çünkü her kulun gittiği yer aynıdır. 7 Oyun seyreden. Nasıl ki kimi en önde oturur, kimi en
arkada; dünya hali de budur. Biletin erken alan, önden yer bulur. Denir ki
‘Manaya bilet mi alınır?’ Mananın bileti gönüldedir, sanmayın ömürdedir. Nasıl
ki ateşin evveli kömürdedir. 8 “Dayan gönlüm dayan, soyluyu bulduk demen,
pişmiş aşı soğuk yemen. Yel alır, sel bulur, el el ile
doğrulur, kul dil ile yoğrulur. Yol, gidene kolay gelir,
soracağı bilir.” dedi. “Yürü yürü, yolda gördük sürü.” ‘YAR!’ dedik, ver
eli. Adı VELİ, gönlü deli. Sunduğu sende, yendiği kumda. Ömürden
yumuşak. 9 Aldığın gibi, bildiğin VELİ, adı
LALELİ. “Yersiz kalmadım, kumsuz olmadım, dünyayı ahireti bölmedim,
cenneti cehennemi sormadım. Cennet O’nun, cehennem O’nun. Ya ben kimin? Bir
elim cenneti, bir elim cehennemi andırdı. İkisi bir oldu, gönlü yandırdı.
Dedim kuluna; cennet veremez, cehennemi anmayınca, ikisi bir olmayınca. Arif
olan adın arar, adın bana yol verir der. “ dedi, muhabbet bağından
getirdiği şarabı sundu. “Andılar anılsınlar, döndüler sevinsinler.”
dedi, selamladı. 10 ALLAH’ım cümleden RAZI olsun. ‘CAN’ diyenlerden, CANAN
soranlardan, selamımız ahirete kalmasın. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
|