|
6 Ekim 1976 MEVLÂNA’yım ben! 1 Yeniye yol aldık, yolun
düzüne vardık; cümle ile BİR olduk, selama durduk; 'YAR! YAR!' diyen her
kulu, gönülden andık. 2 "Yudum yudum içdik, 'YAR!..' diye
coştuk." dedi, YUNUS'um sözü aldı: 3 "Kumun yolu düzdür,
kışın sonu yazdır. Sözün verdiği, gönülün
aldığı kadardır; gönülün aldığı, cümleye
verdiği kadardır. Sebep arayan, VEREN'e uymıyandır.
Yerden alan, yere verir. Bağını bakarsan, meyvesini alırsın. 4 Menekşeyi severim,
tevazuu çok diye. YUNUS'um, severim; dağdaki çiçeği, ovadaki
böceği, kainattaki gerçeği. Sabahı severim, görüşüm uzar diye;
geceyi severim tefekkür artar diye. Gündüz gördüğümü gece yaşarım,
öyle oldukta karanlığa niye gönül koyarım? 5 Yaprakta
toprakta O'nu görsen, çiçekte böcekte O'nu sevsen, her gördüğünde O'nu
övsen; 'Uyandansın.' derim. 6 YUNUS'um
anda gelirim, YUVA'da ananlarla beraber olurum. Var olanı andığınız,
niyaza vardığınız görülür, 'ALLAH'ım RAZI olsun.' denilir. 7 Neyden aldın,
neyzeni bildin; meyden aldın, sakiyi sordun; niyaza, 'Yerim gönüldendir.' diye
uydun. Niyazın bol olsun. 8 El ele verrdik,
'YUNUS adımız.' dedik, şafakta geldik gördük. AŞK'ın ölçüsü olmaz,
ölçüsüz kalsa da taşmaz. Doğuşun kurak olsa da, gelişim
verimine uyar. 'Nasıl?' denilir. Öyle toprak olur ki verimi kıt görülür; ne var
ki, toprağı bilenin elinde değerini bulur. 'Toprak verimli
değil!' dersen, zahire baktığın anlaşılır. Her zaman söyleriz;
gördüğünüze değil vereceğiniz ölçü. Verimsiz olan toprağın,
özünü ara! Mürşid onun için aranır.
Toprağın dışında yokluk görülürse, içini ara! Ne madenler
toprağın içindedir. 9 Eğirdik yoğurduk bu güne getirdik. ALLAH'ım
cümleden RAZI olsun. Elbet sana söyleriz. Dayandığın YÜCE olsun, gönül
yolun böyle kalsın. Dumansız ömür olacak, YUNUS'um yeniden gelecek,
aldığını verecek. Nazan CANAN ile BİR olur, nazlanır; ne nazan, ne
CANAN şikayet eder. Suyun aktığı yerde, elbet denilir her olana
kader. Yerimiz yolumuz kadere uyar, seven kulu sırtını HAKK'a dayar. Sevdik
cümleyi ölesiye, seveceğiz, sevdikçe yükseleceğiz. Sevgi kulun
kanadıdır. Niyazımız bol olsun, ALLAH'ım gerçeği gönüllere akıtsın. 10 'Yumuşak yol, cümlemizin.' demesin,
gümüş saçlı yerimiz ayrılmasın. Gönül verdik olmayız, bilenden görendeniz
yanılmayız; şahı tahtından, çobanı bahtından sorumlu tutmayız. 11 Cümlenize selam olsun, YUNUS geldi, aldığını versin:
Gençliğimizi aldık, olgunluğumuzu verdik, 'Selam olsun!' dedik.
ALLAH'ım, selamı bol olanlardan RAZI olsun. Cümlenize hayır gelsin, kaygular
silinsin, dar geçit yok bilinsin." ALLAH’a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|