12 Aralık 1976

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yeni’yi vermeyi, yumuşak yola sermeyi, geldiğimiz günden denedik. Gönüllerde olanı, güzel ile dolanı gördük. ‘Somut örnek..’ denilir. Her olaydan dileklere göre mana aranır. Olan kesindir. Olan olur. Yazılan görülür. Ömür öyle sürülür.

2 ‘Cerrah keser mi, yuyan küser mi?’ denilirse, olaylarda manasız yoruma düşülür. Gereken, gerektiği günde olur. Olumsuzluk; dilekten doğana değil, yazıya uyana, gereği görülenedir. Sahipsiz olan yoktur. ‘Derman  kimden?’ denilirse, hataya düşülür. YARATAN yönetir. Miyyar niyettendir. (Bizim ölçülerimiz mi?) EYVALLAH.

3 YUNUS’um söz diler, gönülden sorana der: “O’dur bilen, O’dur gören, O’dur kulunun kaderini çizen. O’ndan geldik, döneceğiz, elbet olaylara güleceğiz. Mah ile Şah’tan YAR YOLU’nu soracağız. ‘Mah nedir, Şah kimdir?’ denilir. Mah; gelişten dönüşe aydın gönülle bakan. Şah; gönüllerde çerağ yakar. Mah alan, Şah veren. Güneş ile ay. Manaya verirsen; RESULÜ ile, miracını bilen EHLİBEYT’i. Günümüz onlardan ışık alır, gecemiz onlarla aydınlanır. ‘Yeniyi.’ dediğimiz odur. ‘Kuş uçumu örnek olsa, kulu havaya yükselse.’ denilenden Yeni’ye geldik. YUNUS olduğumuz, dünyada durduğumuz günlerde, kuş uçumu rüya idi.”

MEVLÂNA’yım!

4 ‘Bulundu.’ denilen, olmayan değil, yumuşak yol bilen, ‘HAK gözümü açtı.’ diyendir. Aynayı eline, güzeli gönlüne al. Dumansız kalan, ‘Amansız.’ demez. Demir ateşten korkmaz, ateş odundan ürkmez. Güç, dayananındır. Yoğurt sütün ekşisi. ‘Yenik kaldım.’ diyen kulun eksisidir. Doğuşu yolda değil halde görelim, sahifeyi satır-satır okuyalım. Tezgahı serdikte, bezi dokuyalım. ‘Merhale.’ dedikte, yola gönül koydukta; gönül kırmaktan sakınalım. Doyuran, doyduğunu bilmeli. Yürüten, verdiğini görmeli. Yollar yumuşak gelir; gönüller BİR oldukta, her hale uydukta. Soluk almayı bildiğiniz kadar, YÜCE’yi anmayı deneyiniz. 

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH