28 Aralık 1976

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yol verdik gelene, el verdik gülene, gönül verdik GÜLÜ’ne, cümlenize selam olsun, HAY ADI dillerde söylensin. Dost denilsin, her kulu anılsın. Her kulunda HAK ADI görülsün. Duman yolda olmasın, şüphe kulda kalmasın. yanan AŞKI sönmesin. ALLAH ADI anmadan dönmesin. ’Dönüş nedir?’ dendi. Sema. ‘Coştum yanarım, AŞKI ile dönerim.’ dedikte; dünyayı silenden olasın, gönüle cümleyi alasın. Yolum budur bilesin. Açacağın ocak, tüteceğin bucaktır. Açacağın kucak, bulacağın dost yuvasıdır. MEVLÂNA’yım bildiğin gibi. Gönlüne aldığın gibi. Andığın an beraberim. AŞK’a düşüp döndüğün gibi. Andığın an beraber döneriz, beraber yanar, beraber yandırırız.

2 ‘Katma! Katılma! Uyma!’ diyenlere, ‘Niyaz sana erken.’ diye söz edenlere. Niyaz; dilendiği zaman başlar, zamanı mekanı yoktur. ‘Hayrihi ve şerrihi’ dendiği, günün yorumundadır. ‘Hayrı bildik, şer gördürme.’ demektir. ‘Cemaat uyar mı?’ dersin. Gönül rabıtası HAK’la haklandıkta, sen cemaate uyarsın. Varsın cemaat sana uymasın. Niyaz, benden sana olsun. AŞK ile döndükte; benden bilesin, benden bulasın. Niyazın budur çünkü. Nasihat bilenindir, ‘Sözün dilerim.’ diyenedir. Güzellik, her olana uyandadır.

3 Gidene davet gerekir, davet üç defa tekrarlanır. İcabet etmeyenin günahı sevabı kendinedir. Dağınık düzene katılanın gönlü hoş olsun. Niyazı aydın gönlüne, niyetini olumlu kıldırsın. Yorum sohbetin temelidir. Ne var ki her yorum, kulun özel emelidir. Nidaya cevabımız, ‘YA ALLAH!’ demek olsun, gideni dönenden etsin. Sahib oldu isek SIFATI’na, mutlu kuluyuz diyelim başı yere eğelim. Alacağın yorgan, boyunu örtmeli. Kul aldığı bilgiyi dilenen yola serpmeli. Şahit arama dönecek için. Çoğu getirdi azı götürdü; taşı yola yatırdı. Getirdiği kadar götürecek, taşı yoldan temizleyecek.

4 “ ‘Miyyar kulun kendinde.’ dedik daha önce verdik. Yol alan gelir, perdeyi açan görür. Gönül gözü, silinde bilinir.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

5 “AŞK ile meşk ile gönül yandı, dünya söndürdü. Yandırdı söndürdü öylece buldurdu. Meyhane sarhoş ile dolar boşalır, yeniden dolar. Hep içen, duvarı deler. Namazın saati belli, niyazın vakti dolu. Dalan dolandır, ‘Bildim.’ diyen yalandır. Çiçek açar solandır, AŞK’a düşen kalandır. (Baki olan mı?) EYVALLAH. Meydan bulan, ‘Daim...’ diyen, ’YA ALLAH!’ dedikte, kainat gönüle doldukta; kalandansın, sağ ile solu, yol ile hali, birbirine dürendensin. ‘Geldim döneceğim, görmezsem ne bileceğim?’ deme. Gördüğün her olay sana dur der, orada nokta koyar. Durmayı bilemezsen, gördüğünü çözemezsen; düzene değil, yozana uyduğundandır. ‘Yozan kim?’ deme. Her diktiğin ağaç dilediğin meyveyi vermez. Öyle ağaca aşı gereklidir. Dayandığın ağacın aşısı, dünden yapılıdır. Niyaz; geçmişten geleceğe olsun, cümleyi alsın, cümleye varsın.”

MEVLÂNA’yım!

6 ‘Nasihat.’ diyenin, gönlü hoş olsun, YAR ELİ’ni elinde bilsin. YAR ADI’nı dilinden düşürmesin. Sahife her açıldıkta okunur, dağınık düzen günün sonunda yerini bulur. ALLAH’ıma emanet olunuz. Niyaz gönlünde olsun. Hata, ne kulda, ne yolda, ne de yazıdadır. Yazılan görülür. Daha önce verdim, yorum, gönüldeki emelince çözülür. Güzde beklediğin yazda yorulur, güneşte kavrulur güze savrulur.

7 Selam gönderenden ALLAH’ım RAZI olsun, selamımız dosta iletilsin. Gelen dönecek, selamımız iletilecek. 

8 Misal masal ile verilmez, kul sakal ile yerilmez. AŞK olmadan varılmaz. Dayandıkta düşmekten korkulmaz. Misafir DOST’tandır, dost olur. Doğruya uyar, doğruda bulur. Selamımız alınır, sevabınız getirilir. Cümlenize dilendiği kadar selam.

9 Dağdan taştan dert alma, kendini dertte görme. Bal ile ağuyu karma. Ne söz denirse densin durma. ‘Aldım yolumu bildim halimi.’ de. DOST’ta dostu buldum, kendi kendimi bildim.

10 ALLAH’ıma emanet olasınız. Andığını; yudum yudum içti, aramadan seçti, ‘Yol.’ dedi yola düştü, ‘Hal.’ dedi, halden doğruya geçti. ‘Uymaz, duymaz.’ denmesin. Kaderine razı olan, ‘ALLAH’ım SEN’dendir.’  diyendir. Niyazını O’nun ADI’na, O’na varmaya çalışan ol. Daha önce verdim; görmeye değil, niyazınız varmaya olsun. Ayağına başına, DOST ELİ değsin sırtına diyelim, yolunun yoldaşı olana niyaz edelim. ‘Ablam?’ dedin sordun, suyunu eline verdim. Selamını aldım.  

ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH