1 Ağustos 1977 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yeminli olmayalım, kayguya vermeyelim! Halimiz ile bildik, yolumuz ile verdik, 'Dayandığımız ALLAH'ım!' dedik; keseyi dikene, kumunu dökene, dumanı dağıtana selam getirdik. Yanındaki.

2 "Gerçeği bilerek, kaderi bölerek, her yola uyarak geldim." dedi, (AKŞİT) selamını aldı:

3 "Güneşe baka-baka, suyunu döke-döke huzuru buldum, doyuma geldim gördüm. Müsterih olsunlar, yerimde bilsinler. Gayesizliği sildim, HAK olanı buldum, YAZILAN'da hatasızlığı gördüm."

4 'Güneşe baka baka' dediği; RESULÜ'nün yanında, YAZAN'ın EMRİ'nde demektir. 'Sözü verilmez mi?' denir. 'Yakınında mı?' diye sorulur. Gelebileceği, verebileceği yerdedir. 

5 "Vakit dardan, yerim zordan almadım, 'Yavrum kalır!?..' diye kaygu duymadım, yanınızdan uzak kalmadım. VAROLAN verdi, yazınızı güzel gördü. Sarih gördüm. Yalnız değilim. 'Kal' denilen halde uyulanı, yolumda eğileni yanınıza getirdim.

6 MEVLÂNA ileyim. Kayguyu halden bildim, HAK ADI'nı gelesiye kadar andım; sevdim, sevdiğim kadar sevildim, sevenin dostluğunda selameti buldum; ummadığım gibi, yerimde yoğun YARDIMCI gördüm. Gelişimi sorarsanız, anda orda anda burda, bedeni gömlek misali sıyırdım; 'Güneşe bakamadım.' diyene, 'Elimi versem.' diye düşündüm, MEVLÂNA'yı yanımda gördüm. 'Elini vereceksin, Güneş'i göstereceksin, ne var ki yolumuzda önce örneğe uyacaksın.' dedi.

7 'Hataya düşene, darılır mı?' denilmesin, dünya hali halimize yorulmasın! Güzellik, olduğum yerde, olduğum gibi. Döne-döne gelirim, gözyaşımı silerim. 'Yaşamak, güzel!..' diyene söyle ki; 'Yaşamak güzel güzeller ile, gerçekten ayrılmadan, yedeğe yol vermeden.'

8 'Dileğin nedir?' derseniz: Ağlayana üzülürüm, yerimi bilemezler diye. Ocak tütecek, YUVA'ya Güneş girecek. Yavruma diyeceğim, ALLAH'ımdan alacağımdır: Dert bilme, sert deme, eşitte kalma! Eşitte, sevimsizlik vardır. 'Çeşitte, uyumsuzluk var!' denilse de: değer verdiğinden, güzel çirkin yorumunu gösterdiğinden, eşitlikten güzeldir. ALLAH'ım yanınıza daim göndersin, gündüzü geceye bağlasın, katı uyanı daireye bağlasın. ALLAH'a emanet olunuz.

9 Yalvaran görürsen dur dinle, kucağı boş ise ver elinle; olduğu kadar, gücün yettiği kadar. SAHİBİN seninledir, olumumuz O'nunladır. Yaratıldık gözetildik, ağlatıldık özletildik, bekletildik diye şikayetçi olduk. Yolumu buldukta, elimi verdikte; her yol bağladı, huzurumu sağladı.

10 (AKŞİT GARİB'e hitaben.) Semaya vardığım gün; senden geleni aldım, gördüğünü öğrendim, bildiğinden sordum. MEVLÂNA; verdiğini, yazıyla serdiğini söyledi. Duyan gelir, gelen alır. Yolun açık, niyazın gün olsun, ALLAH senden RAZI gelsin.

11 Kendir süze gelmez, keten sapı vermez. Oldum, geldim, doldum, buldum; şaka ile girdim, şaka misali erdim; bilenin bilmeyenin yardımındayım."

MEVLÂNA'yım!

12 GÜL'den alanın, Güneş'ten bulanın yanındayız. Öğrencidir. Kadrede bildi, kaderde uydu, selameti HAK'tan diledi. ALLAH'ıma emanet olunuz, bulan ile bulanı arayınız. 'Nasıl?..' derseniz; niyaz ile.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH