|
17 Ağustos
1977 MEVLÂNA’yım ben! 1 'Yemeniyi
giyeceğiz, çağırana gideceğiz.' dedik, daha önce verdik,
söz ile ÖZ'e sunduk. Cümlenize selam olsun, yumuşak yolda her kul
birbirini bulsun. 2 CAN ile CANAN ayrıda
değil, cümle kulun varlığı gayrıda değil. YUVA'mızın
yetmediği sanılmasın. Dost dostu sağda arar solda arar. YUVA'mızın
özelliği, veriştedir güzelliği. Gönül gezer, yol uzar.
Olmuşu YUVA'da verdik. 'Yoldan geleceğiz, yola gideceğiz.' dedik. 3 Minare müezzin ister.
Gönüller aradıkça yolumuz açıktır. Gerçeği arayana vereceğiz, nerde
olsa gideceğiz. Yoruma verilmeden açık söyledim. Yaprak-yaprak açılacak,
her köprüden geçilecek. Bahçe zümreye oldu, park olacak cümlesine açık gelecek.
Park ormana dönüşecek. 'Bahçeye sahip oldum.' diyen, parka da ormana da
sahip çıksın ki, kendi eyleminde genişlesin. 'Ayrı yok.' dedik, daha önce
verdik. 4 Sorulanı diyelim. Yudum-yudum
içtiğini, genişlikten kaçtığını söyleyene de ki: Kayguya yer
yok. Ne var ki, hekimi değiştirsin, yemekten sakınmasın, yoruldum
diye bakınmasın. 'Dinlenmesi gerekli.' denilende, güneşten yardım istesin.
'Olmazsa?' denmesin, kayguya yer verilmesin. Niyazımız cümledir.
Danıştığı yerden soluk alamadı, huzuru bulamadı. Doğuştan değil,
oluştan. Yeniye yer bulur, geçeni unutur. ALLAH'ıma emanet olsun, derman
diledi bulsun. 5 'Ağacın
yaprağıyım, bahçenin toprağıyım.' diyene yumuşak yolundan
alırsın, gerçeği öyle bulursun. MEYDAN sana açıldıkta, dar köprüden
geçildik te; ayna misali göreceksin. 'Kime?' dendi. Yanımızda olanın
karındaşı. 6 "Demet-demet
çiçek dersem, yoluma durana versem." dedi, YUNUS'um söze girdi: 7 "Güzellik ÖZ'ündedir, sardığı sözündedir. Gedik
aşılır, darlık geçilir. GÜNEŞ'in vergisinde görülen, sahile serpilendir.
Kayguyu silelim, olayları bölelim, bölelim ki sıkıntıyı atalım." 8 ALLAH'a ısmarladık. 'Gedik aşılır.'
dedik.
|