|
21 Ağustos
1977 İstanbul MEVLÂNA’yım ben! 1 Yerden yoldan, dileyen
her kuldan gözümüze gelenler, ÖZ'ümüzden olanlara selam olsun. 2 Geldiğimiz yol
götürür, dileneni buldurur; 'Gerçek nedir?' denilende, kapıları açtırır.
'Görgüye uymayan, yapıda yerini almayan?' derseniz, yanılmış olursunuz.
Yapıda çeşitten özellik alınır, bütünde olumu görülür. Sebepsiz geliş
olmaz, değirmende buğday bütün kalmaz. 'Eğittim öğüteyim,
topladım dağıtayım.' dediğin günde yerini almış olursun,
'Gerekeni gerektiği günde bildim, verilene gönülden uydum.' dersin.
Gönülden uyduğun görülür. (Kime
söylüyorsunuz?) Gemiden geçen, yolunu seçene; duyandan aldığını,
söyleyene veren. Aldığı gibi güçlü, sevdiği gibi. Kayhan denilir,
yapıdan aldığı görülür. (Toplantıda
bulunan canlardan birinin ismi.) 3 'Dürdüğüm verir mi,
sardığım çürür mü?' deme! Daldan aldığın, kökten bulduğundur.
Gerçeğe uymayı denedin, dönme! Almaya yönelse bile, olamaz, gücü yetmez.
Doğuştan aldığın gibi uydun. 'Çevreyi seveyim.' dediğin,
yörede kalmasın. Çaydan aldığını kuyu vermez, deryada bulduğunu çay
göstermez. Gördüğün gibi bilmeyi dilediğin açıktır, yoğun
çalışmayı denediğin uyumludur. Kayguyu sildiğin gün, günden güne
açılacak, geçen olaylar bakır sahana altın kapak misali örtülecek.
Çağdaş olayda görüntüyü alan, gedikten kalan vardır. Yardımcı olmaya
çalış! 'Bilmekten uzak kalırsam?' deme, yalnız değilsin. (Kime söylüyorsunuz?) Değirmene
un veren, ununu gelene dağıtan, Güneş'e 'Doyumsuzluk verir.' diye
bakan. 4 İBNİ
SİNA. Görüşte ayrılık yok! Rüyada hastaneye götüren o idi. Yediden
yetmişe uyduğun, sevenden aldığın; çevrende açılır, el ele
geçilir. Yardımında olanın, her an gelebileceğini unutma! Sadece
çağır anında gelir. "Ayağından kaygu almasın!" der,
İBNİ SİNA yolundan verdiğini, dayandığın kadar
bulacağını söyler. Sevdiğin kadar sevilirsin! YARDIMCI'nı öğren,
"Ona üç sözüm var, yolunu açacak." der. "Sabır, uyum,
şüpheden uzak kalmak." 5
İnandığın kadar güzeli bulursun, niyazın kadar şüpheyi silersin.
Selamın ona olsun, olduğu gibi kalsın! (Resim verildi: İBNİ SİNA) Resimden
aldığın, SİNA'dan bildiğin, genişliğe açılır, eli
elindedir bilinir. 6 Eşinden
aldığın, düşünden verdiğin gerçektir. Eşinin sözünde,
yolunun düzü vardır. Eşinden aldığımız, 'YARDIMCI'm nerde, kimdir?'
dediğini bilenlerdeniz. Adına sevindim, sırtına destek oldum. Dünyayı
bilenin, SAHİBİ'ne uyanın, nerden olursa olsun, kimden gelirse
gelsin, yardımcısıyız. 'Sırtımda elini duydum.' dediğin günü hatırla.
EYVALLAH, bendim. Geçici değil, ömürce yardımındayız. 7 'Dört yaprak alayım, dörtte biri bulayım.' dersin. Dörtte
dört senindir. Açık aldığın örtü tutmaz, güzeli gördüğüne çirkin
katmaz. Göz dilde, güzel halde bilinir, dünyanın verdiğinde sayıda
kalınır. Ölçüyü geçme! 'Yemeniyi giysem, yola çıksam!' dediğin, gelen güne
gerçekleşir. Denizden gelecek, balıktan bilecek, saygıda kalacak. (Kime söylüyorsunuz?)
Yolumuzda olandan sorana, doğudan batıya gelip gidene, her olayda
düğüm görene. VELED'im der ki: "Gittiğin geldiğin yerde
andığından olmadım, ne var ki yardımından uzak kalmadım. (Kimin?) Doğudan
batıya gidip gelene." 8 Gözden aldığın şeker misali erir,
eridik te dahi gine tadını verir. 'Çağınız yerini almadım, gündeki düzene
uymadım.' dersin, duvarın ötesinde bilmeyeni ararsın. 'Yerim olduğu gibi
güzel.' de! Olanı olduğu gibi sev! Gözünden kaçana, 'Hataya düşerim!'
deme! Bilenin hatası geçicidir. ALLAH'ıma emanet olasın. 9 Çamaşır yıkayana sabun, bezini dokuyana
iplik gereklidir, 'ALLAH'ım!' diyene, kulu gereklidir. Göğün yerden
aldığı, yerde kulun gördüğü doğuştandır. AŞK'a
düşenden, AŞK'ı ile yakandan sorumuz. 'Nerden geldin, nerde buldun,
nerde oldun? 'Gelişten biliş DOST ERİ'nde olur. DOST ERİ;
dağıtmayan, gününü yaban ile eritmeyendir, gözünü AŞK'tan
başkaya açmayan. Kuluna köle olmadın, kölede değer bulmadın, YUNUS'um
ile oluştun, MEVLANA ile buluştun, HACI BAYRAM'a danıştın,
EYYÜB'üme konuştun, gölgeyi bilmeden aştın, aşan ile
ulaştın. ALLAH'ıma emanet olasın. Sözüm senin. Katta gidenin, hatta
sorulanı olmaz, geçenin derdi gönülde kalmaz. Uyum doyumdur, deme 'AŞK'ım
huyumdur!' Daldan dala dolanan, günden güne eğlenen dosta 'DOST' dersen,
katıyı ağıza almış olursun. AŞK'ını YUNUS misali dolaştır.
Dağda, ağaçta, toprakta, çiçekte sevgi vardır, onlarla halleş.
Hal ile vereni beklediğin güne kadar. 10 YUNUS'um der ki: "Sözü alayım, gönle
dolayım. AŞIK olayını dedim, AŞK'ı TABDUK'ta aradım. Dergahta
tutmadılar, AŞK'ıma bakmadılar, derdimi çekmediler. Döndüm dolandım. Her
dalda, yaprakta, arıda, çiçekte O'nu gördüm, kainatı AŞKI ile ördüm, o zaman
gördüğümü kendim çözdüm. 'Çözdüğün nedir?' dersen, kendimi buldum. 11 Gedik, O'na yöneldikte açılır. YUNUS'um seninle,
yalnızlık niye? Mana ile dolarsan, maddeyi silersin. 'Uyanı bulacaksın, el ele
vereceksin.' dedik, daha önce verdik. Sabırda selamet görülür, helva bal ile
karılır. ALLAH'ıma emanet olunuz, ALLAH'a ısmarladık." 12 Vergimiz, çevrede. Görenin, aynası vardır.
Doğuşun ötesinde, gerçeğin katısında, kul kendini bulur; ceviz
kırıldık ta, özü ele gelir. Geyik misali olacaksın, sevgiyi verenden alacaksın.
'Umduğum mudur?' dersen, EYVALLAH. Doğudan batıya gelene. Cayandan
olma, dönse bile! Yağına su kattı ise sıçrayandan olur, yağı
kızdığı zaman suyu bittikte durulur. 'Gözünü açmadı, dünyayı seçmedi.'
deme. Gerçeği, suyu bittikte bulacak. Ayna elinde olsun, gördüğün
sana gülsün; seyrine gelmeyen, düzene uymayan, senden uzak kalsın. ALLAH'a
ısmarladık. 13 Dağdaki kuşun verdiğini
denizden beklersin, yayıkta olan ayranı suya eklersin, gözünden uzak olanı
gönülden atarsın, dalda ele gelene bakarsın. Değerler, kendi
ağırlıkları ile sınanır; varolan, uyduğu ile denenir. Yargın kendin
ile olsun, gideni bırak ALLAH'ım yargılasın! Koyun kuzu ile, kulu yazı ile
uyar, seven sevdiğini duyar. Dilediğin oluşur, yerini alan
buluşur. 'Dört yaprak.' dedik, daha önce verdik. Aştığın
köprüde, 'Doyumu almadım!' dediğin, güne bağlandığındır.
Dilediğin olacak, dert değil. Sayıdan sorarsan güne bağlarsın,
günde olanı gelen ile çözersin. Adını gelecekte verir, aramızda soru anında
olur. Şahit gerekmez! Doğuşun, genişliğe yol
aldığı isim. ALLAH'ım bilir, İZİN verdiği günde verilir.
Asla! Her gelen O'ndandır, değeri sevgi ile beslenir. ALLAH'a ısmarladık.
|