|
3 Eylül 1977 MEVLÂNA’yım ben! 1 Güzel günün oluşu,
seven kulun gelişi, yorumda HAKK'ı arayışı; sevilenden gelir.
Gerçeğin aynası, kulun gönlüdür. 2 'Yol aradık gitmeye,
sürü bulduk gütmeye.' diyenin, yolunda gerçek arama! Görgü yargıyı siler, sevgi
çirkin denileni böler. Açılan çiçekte, görülen böcekte, güzeli aratır.
Umduğun yönde aradığını bulacaksın. Köksüz ağaca sırtını dayama,
akmayan sudan içeyim deme! Köksüz ağaç geçici, akmayan su derman vermez.
'Nasıl?..' denilir. Yerini bilen, kök ile bulandır; 'Deryaya gideyim.' diyen,
akan suya katılandır. 3 Geçici değil elbet,
niyazın buldurucudur. Ayna misali açalım, dar geçiti aşalım. Gizli olana
el verme! ALLAH'ım açık olanı sever, sevdiği kulunda açık geleni över.
Demir kapı aralansa, kul merakını gerçekte giderse, göreceği; demir kapı
arkası değil, açık olan, cümleyi ele alan kapıdır. Dünyayı bilen yapıda,
manaya açılan kapı vardır. EYVALLAH. Aynen dedik. Açık olan ile hemhal ol!
Örtülü olan, düzene ters gelen, kulun gayesinden uzak kalır. Olduğun gibi,
bildiğin kadar, kendini uyumlu gör. 4 Seherde sefere çıkan,
ufkunda güneşe bakan, geliş gidişte yön arar. Aradığın
yolundur, açtığın gönlün. Açıklık aynen kalsın, şüphe gönülden
silinsin. Şüphe samana benzer, ne örter, ne dürter, ne de rahmet verir.
Eteğimizde olan taşı silkelim, öylece hafifleyip kalalım. 'Taş,
nedir?' denildi. Bildiğin yoramadığın, aldığın karamadığın,
sevdiğin veremediğin. Seveni sevene katalım, sayıda tek olanı
çıkaralım. Güzellik, eşitte değil çeşittedir. Olduğu gibi
bildiği yerde sevelim. Yerini verdik, daha önce söyledik. 5 Akacak su
yol verir, gülecek kul hal alır. Doyumsuzluk, uyumsuzluğu siler. 'Gönlünün
kapısı açık.' dedik. Deneyden uzak kal! DOST diye andığını, sofrada eline
kaşık verdiğini dedim. Yanımızda olanın, sohbette yerini alanın.
Güçlük, yerini bileni sarmaz; güzel diye her görülen, sayfada örtülmez.
ALLAH'ım RAZI olsun. Aldığın yönde, bildiğin sözde, karamsarlığa
düştüğün an, kesin yaprağı çevir. Genişlik alıştan
gelse, uyuma yol açmak gerekir. Ocak acıkana aş için, kucak uyuyana
baş içindir. 6
Gördüğün düşte, yaydığın taşta, dağılandan toplanan
görülür. Yaprak dökülmez gün gelmedik te, ocak yakılmaz aş hazır olmadıkça.
Öyle ise, olduğumuz yerde güzeli bilelim. 'Güzel, her oluşta sevgiye
yol açar.' diyelim. 7 Cenk savaşa niyettir, ya kazanılır, ya kaybedilir.
ALLAH'ımın YOLU'nda, cenk değil ahenk gereklidir. Gönlüne aldığın, ahenktir.
Düzen görülür, ALLAH'ım RAZI olsun denilir. Elini her dileyene uzatasın,
'ALLAH'ımın EMRİ öyle!' diyesin! Şüpheyi sil! Şüphesiz
attığın adım taşa götürmez, günde yerini taşlı yol açmaz. 'Kum
ile hemhal olurum, öylece kendimi bulurum.' diyesin. OMAR'ın yolundan
aldığın gibi kalasın, adalette doğandan şaşmayasın,
ettiği yemini bozana 'Yeter!' demeyesin! Şaştığı düzene
uyacak, taş ile buluşup kırılacak. Olduğun gibi, olduğun
yerde güzelsin. 8 YESEVİ der ki: "Yuyan oldum, düz
durdum, her kuluna koz verdim. Sağda solda yozana, güzel olayı bozana,
ALLAH'ımdan niyaz diledim. Gönlünü açık tutasın, ne var ki asla gizli olandan
yol sormayasın! Genişliğin ötesi, buluşun sayfasıdır. Sohbette
alınan, yerini değil cümlenin yolunu veriyorsa, geçerlidir." 9 Kaçan kovalanır duran oyalanır. Ne kaçandan,
ne durandan olalım, sadece yürümeyi bilelim. 'Yardımıma geleni bileyim?'
dersen; 'OMAR' dedik daha önce verdik. 10 Hal ile dediğin, BEYT'ine
bağlandığındır. BEYT; RESULÜ'nden gelen, ALİ ile dağılan,
dört yön diye bilinenin düğümüdür. RESULÜ yolumuzun Güneşi'dir;
BEYT'i, AŞK'ımızın ateşidir; SAHABELER'i, yolumuzun
ışığıdır. Aynı yolun yolcusu, yolda bekler hancısı. Hancı alır
götürür, ateşine yandırır. 11 Orduya yer soran, ona da çadır kurandır. Yerin
varlığı mevcuttur, gönül dar olmadıkça. 'Açamadığım yönüm?' deme,
açtığın kadar güzelsin. Daha önce verdik; olduğun gibi, bildiğin
kadar güzelsin. Çirkini aramadan, olayı taramadan bulursun. Olduğun gibi
kalasın! Ne derlerse desinler, kayda nokta koysunlar. Sen, seni bilen ilesin. ALLAH'ıma emanet olunuz. 12 Daha önce verdik; 'Verilenin, yöne götüreni
muteberdir.' dedik. 'Sayamadım.' dediği, yaprak ile çiçeği
derdiği bilinir. Çiçeği bahçede sevelim, koparıp vazoya koymayalım.
Güzelliği geçici olur; bahçede olan, her görene kendini sevdirir. ALLAH'ıma emanet olunuz. ALLAH'a ısmarladık.
|