|
18 Eylül 1977 MEVLÂNA’yım ben! 1 Yerden gelmeyen, rahmet
bilmeyendir. 2 YUNUS'um der ki: "Meyden gelen, yerden gelene uymaz. Niyazını yapan şüpheye düşmez.
Kadehe konulan içilecek; ne var ki zorlu köprü geçilecek. Daha önce verdik.
Yavrunun yüzünde, güzelin sözünde uyum olacak, güzel güzeli bulacak, yuyanın
yardımına gelecek. Kaygu silinsin. Nokta koymadan söz bitmez, yaprak yazılmadan
yere düşmez." 3 Bulutta rahmet ara,
dumanı dağıt. Günde görülen buluttur, duman değil. Kayguyu silelim.
Aymayı bilelim. Seyyar satıcı yerinde kalmaz, asla belli yeri olmaz. Dönük
olan, dolan ile birleşmez. Köklü ağaç dayananı yere düşürmez.
Meyhane olsa YUVA'mız, içmeye gelen kulunuz, elbet dilediğini alır.
Aldığı mey ile sarhoşluğu bilir. Konuk giden, konuk gelir. Seyyar
olduğu yerden mekanını bulur. 4 Kuyuya ses verenden
alacağını aldı. Yönünü yarından bekler. Yumuşak yolunu bulacak,
seyrinde yolundan sıyrılacak. 5 Kitabımız
denilir, (ü'nün kitabı.) satır-satır
söylenir. 'Üç ahdim var dünyada: Gördüğümü demeye, topladığımı
işlemeye, ağ misali hayır diye örmeye.' desin. Günü geldi, yazasın. 6 Güzel gün
gölgesini bilir, rahmette bereket görülür. Yumak yarıda kalmaz, vazife alan
yönünü çevirmez. Sevgimiz sevgililere olsun. ALLAH'a
ısmarladık. 7 (g’ye) Yemeye-yemeye
yeniye geçemezsin. 'Yediğimi severim, ALLAH'ımın nimetini överim.'
diyesin. Meraka yer yok. Koğuşta olanın derdi sestendir,
yağışta olanın çamurdan. Ne var ki, ne sessiz kalınır, toprağın
vergisi ne çamursuz bilinir. Almayı dilediğin her var olanı ALLAH'ımdan
iste. 8 GANİ der ki: "Veren, ne anandır,
ne baban; gelecek sadece HAK'tan." Ne dilersen O'ndan dile. Önce O'na
şükret, sonra vasıta kıldığına teşekkür et. 9 (ç'ye)
Kulunun rızkı kesilmez. Müsait günde değil. Kesilenden olmaz, gayrıya söz
düşmez. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH
|