12 Eylül 1977

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yedeğin olmadığı, aslından dönmediği bilinir, yazılan öylece çözülür. 'Gerçeği çözelim, yerini bulalım.' denildikte; yeniden yol almamış, düzene el koymamış oluruz. Genişlikten alınan, darlıktan silinendir; kayguya düşülen, geçen günde bölünendir. Bölüneni bağlıyalım, gönlümüzü eğleyelim; aymayı bilelim, güzel görelim.

2 Yeşil yaprak, mor çiçek, çiçekte dolaşır böcek. Sevdiğimiz, seveceğimiz cümleye dolsun, geleceğe kucak açsın.

3 Doyum uyumda bağlanır, kul güzeli gördükte eylenir. Görgüyü açalım, her günde ayrı hayır sezelim, aldığımızı bildiğim ile sürelim.

4 Konuk gelse, yolu bulsa, yerini gelene bağlasa; dimağ açık verecek, gerçek öyle çözülecek.

5 Gürleyen suyun gelişinde, cümle kulun buluşunda; elbet kollar açılır, her dilenen yoldan geçilir. Nehir aktığı yerlerde kollarını yayar; her koldan alan, kaynağına uyar. Yazımız, bir elden verilir. 'Yazanlar, nerden alır?' denilir. Denize yol veren, kaynağını nehre bağlayan. Daha önce verdik, 'Tek elden.' dedik. Göller, kuyular da verir, susayana hizmet eder; ne var ki, deryaya götürmez! 'Yanlış mı?' denilirse, akımına göredir. Kucağın alacağı, sevene vereceği vardır.

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

6 Gayretin ötesi, hayrettir. 'Aymayı bil.' dedik daha önce verdik.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH