9 Aralık 1977
MEVLÂNA’yım
ben!
1 "Yol bizim, han bizim,
dost bizim, AŞK sizin." dedi, YUNUS'um söze söz kattı. Cümlenize
selam olsun. Her gelen alsın, yerini bulsun, kaydına uysun. 'Yerden aldık,
gökten bildik' diyenle, kainatı bir sır diye bilenle, kendini HAK'tan görenle.
2 "Selam." dedi
SOMUNCU geldi:
3 "YAR ADI'na gelelim,
sofraya el atalım. 'Yolcu bizde' diyenle, seyrine beraber düşelim."
dedi. " 'Alalım, gülelim, somun sende diyelim' dediler, somunumu aldılar.
Soyunduk yayan ile, giyindik soran ile. Korku çeken yanılır, ateş ekmek
misali pişirir."
4 " 'Ayağım yerde,
gönlüm sende' dediler, adımı ABDAL'a saydılar. Kahır bende olmadı, kaygu
bedene dolmadı. Yoğun yayan yürüdüm, ağaca kuşak bağladım.
Ne derlerse desinler, ABDAL'ı seyirde görsünler."
5 "Serden
aldım, yağmur dedim, rahmeti çamurda buldum. Ekesiye biçesiye, her damlası
akasıya." dedi, KAYGUSUZ selamladı.
6 " 'Ayak küçük götürmez, dağlar yüce aşırmaz' dediler, MERYEM'i güçsüz
bildiler. Ayak küçük, gayret büyük. Dağları aşıverdim, dilenen yola
ulaşıverdim." dedi, MERYEM sözü aldı:
7 "Gelen gidene kapı açar,
açılan kapıdan seçilen geçer. Uğrağı değil, durağı aradık,
YUVA'yı öylece kurduk. Şahit aramadık, şahinden sormadık, gönülden
naklettik, rüzgardan selam bekledik, her gelen selamı birbirine ekledik.
Doğan güneşte, yakan ateşte hep O'nu gördük, O'ndan geleni
bildik. Aynayı yolsuza verdik yolunu bulsun diye, o da bulduğu yerde
devretsin diye. Elden ele dolaştı, sevgi birbirine ulaştı, günde
cümlemiz sizlerle buluştu. 'Selam' diyelim, her selamda YÜCE'nin
SESİ'ni bulalım. 'YÜCE'nin SESİ selamda mıdır?' diyene sözüm:
YÜCE'nin SESİ her anda, her yandadır. Ancak kul selam ile buluşur,
selam ile halleşir. Selam sözün kapısıdır, sohbetin yapısıdır. Cümleyi
bildik, her günü saydık. ALLAH'ım yarattı' dedik, ÖZ'e ÖZ ile baktık."
8 Gedikten geçendeniz, her hali aşandanız, çağrıya
koşandanız. Kaçan yerini bilse, 'Yerim yoldadır' dese; kaçmaktan vaz
geçerdi, yalandan düz geçerdi, her taşı tez geçerdi. Yerimiz yolumuz
bellidir. Kaçanı kovalamak değil, davet gereklidir. Yerimizden maksat,
dünya hali değil, olduğumuz hale gelmektir, sanılmasın sözümüz
ölmektir. Yoğun halde, çoğun dilde, her yapıda beklenendir.
9 "Yağ ile balda, sevende her halde dengini
bulduk. Sevdik, sevindik." dedi, YUNUS'um söze girdi:
10 "Geldik yol diye, verdik hal diye. Serdik toplayalım,
saydık katlayalım. Şafak, günün doğuşu, seyrinde gördük
oluşu. Oluşta bütün bulduk, yemeniyi öylece giydik. Doyanın
getirdiği, arayanın bitirdiğidir. 'Doyan neyi getirir?' dendi. Elbet
sevgiyi. Arayan neyi bitirdi? Sevginin bittiği yerde AŞK başlar.
'Olsa da taşlar, yerimiz bellidir, gönülden hallidir' der, arayan kendini
değil gönlünü güder."
11 "Sürü bende kaldı mı, yorum hale uydu mu, kulu YARİ bildi
mi; ne sen varsın, ne de ben. Derdin elbet olmaz, çünkü sende ten kalmaz."
MERKEZ'im söze geldi, her olayda yorum verdi, söze öylece girdi.
12 "Yol yürüyenin ise, hal sürüyenindir. Yaprak
ağacın süsü, rüzgar AŞK'ın sesidir. Yolumuzu açarak YUVA'ya geldik, dört
yaprağın ikisini soframıza getirdik. Selam. Gelenden, selamın iletenden
ALLAH'ım RAZI olsun."
13 "Kadife gibi yumuşak,
su gibi akıcı, AŞK gibi yakıcı gelsin, sesini alana versin." dedi
EYYÜBÜM geldi.
14 "Her gam yaprağı
dökülür, elbet yerine tazesi gelir. Her yazılı sahife geçilir, önüne yeni
sahife açılır." dedi, selamladı yürüdü.
15 Hoş görenin gerçeğe açtığı kapı, hor
görenden kapanmaz. Öyle oldukta, ayağına gelen, seninle olayım diyene asla
kapı örtülmez.
16 Kumun elendiğine, kulun hallendiğine;
gerçeğin verdiğinde güzelin ördüğünde açık bağ vardır,
önünde çıkılacak dağ vardır. 'YA ALLAH!' diyelim, yola gönül koyalım.
Sergi bizi, yargı sözü bağlamaz. Kul kulu, hali buldukta eğlemez.
Vakit geldi denildikte, gelmeyeni beklemez. 'YA ALLAH!' dedik yola niyet
kurduk. 'Yolumuz zorlu' demeyelim, güzelliğe nokta koymayalım. ALLAH'ıma emanet
olunuz, sözde yoruma giriniz. Daha önce verdik, 'Ayağımız yola götürür'
dedik. TOKTAY dizi büktük te, halimize baktıkta; açık yolu verecek, her halde
yardımcı olacak. Yerden verdiği, YÜCE'den aldığı, değerini günde
gösterdiği açık gelecek. AKDEVE yerini çölde bildirecek. ALLAH'ıma emanet
olunuz. Yerde düzde, yerde dizde bileceğiz. Yorumda değil, sözü sözde
vereceğiz.
ALLAH'a ısmarladık
LÂİLÂHE
İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH