10 Mart 1978
(Halkımızın, efsane biçiminde sergilediği bir olgu var: 1. Dünya
savaşında, Kurtuluş savaşında, Kore savaşında ve en son
Kıbrıs barış harekatında askerlerimize, daha önce göçmüş olan
yurttaşlarımızın adeta gözle görülür biçimde yardımcı oldukları
belirtilir. Bu efsaneler gerçek midir? Lütfen bizi aydınlatır mısınız?)
MEVLÂNA’yım ben!
1 Sevginiz
oluştuğu, cümlede buluştuğu günden verdik, alanlar ile
beraber olduk. Cümlenize selam olsun, her kadeh AŞK ŞARABI ile
dolsun, içenler AŞK sarhoşu olsun. Ne yerde ne gökte, AŞK her
gönülde oluşur.
2 "Serçeye yol
sordum, yağız ata gem vurdum, yolumu suda gördüm." dedi, YUNUS'um
söze girdi:
3 "Sorulan,
gerçeğin aynasıdır, sunulan yorumun kendisidir. Daha önce verildi: Elbet ayırandan kayırandan değiliz,
yerimiz yönümüz cümlenin. 'Madem öyle, niye yardım sadece bize?' denir: Sorguda
değil hata, varılan neticededir."
MEVLÂNA'yım!
4 Sözümüz ÖZ'ümüz
BİR'dedir, her KİTAP NUR'dadır. Ne var ki,
birinde başlar, KUR'AN'da bitirir. Yorum, ayırandan olmasın. Her yaratılan
okuduğunu bilir. Biteni bulursa, kendine yerim olduğu bildirilir.
'Yerim nedir?' dendi: KİTAB'ın başından sonuna veren hangisidir?
ZEBUR aşıladı, TEVRAT topladı, İNCİL dağıldı, KUR'AN
cümlesini BİR'e getirdi, kainatı tek KİTAP'ta topladı. Özelliği,
güzelliği ile değişilmeyen oldu, her yönde kulunun yönünü
bildirdi. Öyle oldukta, her kulunun tamamına ermesi gerekmez mi? Ayrıya gayrıya
değil. Daha önce verdik: 'Her doğan Müslüman doğar.' denilen
odur. Her doğan KUR'AN'da verildiğince doğar, her yaşayan
KUR'AN'da yazılanı benimser. Değirmen akan suyun gücünce döner. Az da çok
da, neticede gereken hizmeti verir. Ne var ki, biri daha çabuk, öbürü daha geç
olur. Olay budur. 'Yardım.' denildi. HAK ADI'na olan, her hakka saygı duyan,
kendine değil cemiyete hizmet eden topluma, YÜCE ALLAH'ım YARDIMCI
gönderir, asla şüphe edilmesin! Demirde aradığınız altında bulunmaz,
altında izlediğiniz elmasta görülmez. Ne var ki, hepsinin değeri
gördüğü iştedir, verdiği güçtedir. Denenmiş her olay,
geleceğe ayna olur, kulu kendi yönünü o yolda görür. Her gelen KİTAP
elbet geçerlidir verdiği sınır kadar. Sınırsız olanın kıyamete kadar
verildiği, kıyametten ötesine dahi yazıldığı bizlerin
görüşündedir. Ne var ki, hiç bir kul sanılmasın sevgi yarışındadır.
Sadece sevgiye ölçü vurulmaz, 'Ben daha çok sevgi yüklüyüm!' denilmez! Sevelim,
seven için sevinelim!
5 "Sözümüz denizden öteye bağlansa, her yamaçta durulsa elbet bitmez,
sorarsanız MERYEM'in kainatta AŞKI'na ölçü yetmez." MERYEM sözü aldı,
sohbete gelen her dost için niyaza daldı:
6 "Konuk
bizden, biz sevgiden yanayız. Yaprak, ağaç, her yaşayan ile bir
bünyeyiz. Taşta geçeni görürüz, her dalda yeniyi okuruz. Doyumun
olduğu yerde 'Selam!' der, sevgisine saygı ile eğiliriz."
7 "Yer gök ilminde, ayrıntı
görüştedir." dedi TOKTAY söze girdi:
8 "Gerdiğin ipte sözü alırsın,
verdiğin yansıda kendini bulursun. Demek ki, yer gök birbirine
eşittir, görüntüsü çeşittir. Bilgiyi görgüyü bağlasan, yargıyı
silsen, bulguya varırsın. Taradığın toprak sana verir, taramazsan kuru mu
kalır? Yeşil renge bürünen, o zevk ile görünen yaratılmış. Bilinen
sanadır, banadır, onadır ve birbirine eklenen halkayadır." dedi, TOKTAY
sevgisini cümlenize dağıttı.
MEVLÂNA'yım!
9 CAN ile CANAN ile beden bulduk, yaratılanı
gördük, YARATAN'ı sevdik. "Selam olsun, sevgide BİR'liği
bulsun, cümleniz denenmiş olana uysun." dedi. (Denenmiş olandan murat nedir?) YUNUS'um
sözü aldı:
10 "Denenmiş; tamamını bilenin,
bildiğini verenin halidir. Sevgili'nin Yolu'dur, cümlesi HAKK'ın
kuludur." dedi, YUNUS'um yürüdü.
11 Şerh edilen
her olay, tasdike gerek görülmeden onaylanır. Öyle oldukta, 'Yorum geçerli
değil.' denirse de, her kulu gönlündeki bahçeye göre dilediği
çiçeği diker, günü geldikte, biçtiğinden asla şüpheye
düşmez. ALLAH'ıma emanet olunuz. ('Çiçek'ten murat nedir?) Yerini her bilen, bildiği yerde
midir? Elbet bilemez, sadece gönlünce ölçüye varır; aymayı bildiği gün,
kendini yargıya ve sargıya müsait bulur. Elbet her kul gönül muhasebesine
dönüştüğü günde hem olumlu hem olumsuz halini düşünür. Olumlu
haline sevinir, olumsuz haline yerinir. ALLAH'ıma emanet olunuz. Her
muhasebenizde olumsuz halinize daha az yerininiz. 'Ne demek?' dendi: Olumsuz
haliniz daha az olsun demektir.
ALLAH'a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH