13 Mart 1978

MEVLÂNA’yım ben!

1 'Yerden yolumu bulsam, yedeği ömrümde silsem, her olaya gülsem.' diyene söz, yoruma verene ÖZ gereklidir.

2 Selam ile geldik, gelenden selamı aldık, danışılanı sorduk. Yerimiz YAR'dadır, gönlümüz korda. YUNUS'um yol vermeyi diler, yolun düzünü çizer, her olayı HAK'tandır der çözer. 'Yumuşak olsam, kendimi bulsam.' diyene, 'Adımdan aldığın gibi, yolumu sevdiğin kadar verdim.' der.

3 MERYEM YUVA'ya geldi, "Yerimiz, yunduğumuz yerdedir." dedi, "Yelden selden uzak kaldık, yer ile göğü söz ile böldük. 'Dert!' diyene şifa diledik. Doğan güneşe yeniyi müjdeledik. 'Niyazımız yerinde mi?' diye sorulur: Olaylara çözüm değil, uyum arayalım! Yanan her mumun eriyip söneceğini bilelim! MEVLANA daha önce verdi, 'Uyuyan ruhlar.' dedi. Uyuyan ruh, yakılmayan mum misalidir. Meyveyi yiyen bilir, selamet dileyen kendini bulur. Keyyam deneyen, kayyum denenendir. Keyyam'dan maksat, yerden göğe bilinip ele gelmeyen; hava, güneş, sevgi gibi."

MEVLÂNA'yım!

4 Söyleştiğiniz her olayda, düzeni YAZAN vardır. Duman alanın, kaygu diyenin elbet hali dünyadadır. Seyirde hata olmaz, kuldan deva beklenmez. Dağılandan kayguya düşülmesin. (Dağılandan maksat nedir?) Dayandığın YÜCE ise, geceden şikayetçi olmazsın. Öyle oldukta, karanlıkta kalmazsın; yanan mum misali, eriyenden kimseyi sorumlu bilmezsin.

5 YUNUS'um verdi, adı ile girdi. Soyundan değil, huyundan yerini buldu.  (k'nin ULU'su mu?) EYVALLAH! YUNUS'umun YUVA'ya verdiği, yapıda kumunu elediği, 'Derman.' diyene fermanı söylediği VEFA adından geldi.

6 LOKMAN'a danıştık: "Mersin yaprağını kaynatsın, suyu ile yüzünü yıkasın. Dananın etine değil, sütüne el koysun." dedi, hastaya şifa diledi. (Yüzü sivilceli olana mı?) EYVALLAH! Sütü hasta olan içsin. (Lenflerinden kanser olana mı?) Evet. 'Ayağım götürmez.' dediğinde, yemeyi ihmal ettiği yer elmasından bol-bol yesin. Çiğden, daha şifa bulur. (Şifa ümidi var mı?) Nefes götürdüğü yere kadardır!

7 'Yaprak buldum sayfayı çevirdim.' diyene de ki: Oku da öyle çevir! Okuduğunu doku da öyle devir! Devran o devrandır ki, bilene söyletir, 'Güleyim.' diyene dinletir, girişten uymayanı ağlatır. Ayran sevene ayran verelim, 'Söz.' diyenle sohbet edelim. Yağ ile balın yeri ayrı ayrıdır, çözelim! Asmayı yaprağından, ekini toprağından sormayalım!

8 "Sözümüz olsun." dedi, YUNUS'um sohbete geldi:

9 "Yerde kuş var ise, dağda kış mevcuttur; serde kuş var ise, gönülde savaş gereklidir." dedi, YUNUS'um selamladı.

10 Açık defter okunur, aş pişecek ise ocak yakılır!

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH