|
28 Nisan 1978 (Sohbetin özellikli konukları: Alman medyumlar ve h) MEVLÂNA’yım ben! 1 Hasır yolu kaplamaz,
kulu zorlu söylemez, YÜCE kötü eylemez. 'HAY!' diyelim derelim, her güzeli
görelim, 'Yokmuş.' demeden, verdiği her lokmadan yerimizi bilelim, 'Şükür
ALLAH'ım!' diyelim. Cümlenize selam olsun, her gelen güzeli bulsun, YUVA'nın
verdiğinde alanın yeri dolsun, yumuşak yolumuza, huzur veren halimize
cümleniz uysun. 2 Yapının özelliği,
cümlenin güzelliğindendir, güzelliği bildiğindendir. Sözümüz
gelenlerle, YUVA'mız dolanlarla yerini bulur, sözümüz MERYEM alır: 3 "AŞK'ın
verdiği, kulun erdiğidir. Doğuşun gerçeği, oluşun
gereğidir. Dağınık olan toplanır, yanlışa götüren örtülür, her
kulu birbirine katılır. El ele güzele, her cümleye, ayırmadan kayırmadan,
'Sende, bende!' demeden. Ele aldığına, kucağa verdiğine
şahit arama! YARATAN bilir, bilene verir. Demir yapıyı, odun kapıyı tutar.
Demette hizmet vardır. Duman verenden uzak kalınız!" dedi, MERYEM cümleyi
selamladı. 4 "Sorusuz her kulu,
bulacaktır yolu, değişen düzende, uyacaktır kulu! Destiye şarap
koydum, meyhanede içene uydum." dedi, YUNUS'um sözü aldı: 5 "Destiyi kıran olmaz, şarabı döken almaz, meyhane kimseye kapalı kalmaz.
Diledim geldim, dileyene sundum. 'Yandım!' diyenle beraber oldum, saf-saf
yürüdüm. Yürüyenle, kucak dolusu sevgisini verenlerle geçitten aştım,
cümleniz ile kucaklaştım. 6 Verilen
yerden, aşılan yoldan şaşmasınlar, batak ile çölden
uzaklaşmasınlar. Batağın bittiği, çölün başladığı
yerdedir. (Hindistan'daki suyun yeri için mi
söylüyorsunuz?) EYVALLAH!" dedi, YUNUS'um yürüdü. 7 Her olay düzendendir, güzeli YAZAN'dandır.
Sevmeyi bilenden isen, olaydan kaygu alma! Her yapıdan yoruma varma! ALLAH'ıma
emanet olunuz, olanlara uyunuz! 'ALLAH'ımdan!' deyiniz! Elbet şifa da
O'ndan, sefa da O'ndan! ALLAH'a ısmarladık.
|