5 Mayıs 1978

(Yeni yorum tarzındaki tatminsizlik, hepimizi üzmektedir. Yeni yorum tarzındaki başarısızlığımızı size arz ediyoruz.) 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yerimiz yapıya uyar, her verileni duyar. 'Kayıtsız kalmayalım, ağaçtan dönmeyelim' derseniz; umduğunuz güne, yakın yöne dönersiniz. 'Nasıl?' denilir: Umulan yer, umulan gün nedir? O'ndan geldiğimizi bildiğimiz kadar, O'na döneceğimizi de bilmemiz gereklidir. Cümlenize selam olsun.

2 "Aldım soruyu, verdim doğruyu." dedi, YUNUS'um söze girdi: 

3 "Ayna verdik görmeye, hali verdik dürmeye. Aynaya baksan görürsün,  halini bilsen yürürsün, sohbetlerle bulursun; söz ile değil, ÖZ ile bulursun. 'Ara sohbetlere girin, yorumlara öylece uyun' dedik. Olmayan, verilmeyen değil, uyulmayandır! Uğrağım handır, damarda kandır, dağılan değil, sevilen ÇAN'dır. Deniz dalgaya meyyal ise yelkeni denersin, sakin oldukta küreğe dönersin. Demek ki olaylar sana değil, sen olaylarda kendine yön vereceksin, öylece düzeni bulacaksın, nasıl bilmeden AŞKI'na yanacaksın?

4 'Ağacın kökü bende, gövdesi dalı günde' der toprak, kendine sadece kökü maleder. ('Toprak'tan murat sizler misiniz?) Ağacın beslendiği, toprağın süslendiğidir. VEREN'in vericisi, var olanın dericisi olduk. Derici, dermektendir; alıcı, görmektendir. 'Göreyim, bileyim, bildiğim kadar seveyim' dersen, her olayı olduğu gibi almayı dene. Demir tavında dövülür, kul halinde övülür, her yaratılan sevilir. Demde, 'Uyulmaz' denilen, gelene kapı açar.

5 Ayva derdine deva, nar midene şifadır. (Kime söylüyorsunuz?) Yaprak, deride derman arayana verilir. Dost denilen her kulu niyaz ile anılır.

6 Kedinin ayağına uysan, düz ağaca tırmansan; 'Olmayacak olay' dersin, kendi haline gülersin. Her olay yerincedir, doğudan batıya birbirini katıksız sevincedir.

7 Gelmeyi diledi, sohbete selamını iletti. Günü verilecek, 'AK DEVE' ile sohbete gelinecek, gelecek sohbette hep BİRLİK olunacak. Doğduğunu bilen, elini eline alan, geldiği günü bildirecek, yeniye öylece bir adım daha götürecek. Selam olsun." dedi, söz sözü bağladı, YUNUS gönülleri dağladı, AKDEVE'yi müjdeledi. Gelecek sohbet, 'YA ALLAH!' denilecek, Adı ile verilecek.

8 "Duman olsam göze gelmez, çamur versem yüze sürmez, kimsenin kimseye sözü kalmaz." dedi, HACI BEKTAŞ söze girdi:

9 "Katre olsa yeri vardır, derya dense sözü dardır, her kulu her kuluna ÖZ'de kârdır. Ne sepet yeterlidir, ne bağı biterlidir, dağ yolu geçerlidir." dedi, HACI BEKTAŞ yürüdü.

10 ('Geçerli' kelimesini açıklar mısınız? 'Geçici' anlamına mı, 'geçer akçe' anlamına mı?) Geçerli. Açık. Sevilen, götüren...

11 Görüntü bilene yol verir, gören aynaya el verir, seven sevdiğine ser verir. Ayağım götürenden, gönlüm sevendendir, her olay dünden kalandır, güzellik olana uyandandır. Sohbetin dönüşüne değil, gelişine uyunuz, yapıya bilen ile giriniz. Yapıyı bilen binayı kurandır. Aramayı dileyen sohbeti sohbet ile karandır. Tek söz ile yetinildi, sohbete sadece bir gecede yer verildi. Genişlik, yerini yönünü ayırmadan sohbete girmededir, birbirini ayırmadan dinlemededir. Gecemiz kutlu, cümlemiz mutlu olsun. Altın kapımız açılsın, her gönül nur ile katılsın.

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH