|
8 Eylül 1978 MEVLÂNA’yım ben! 1 Esen rüzgar ses verir,
dalga denizde yürür, cümlemiz cümlenizi görür. Cümlenize selam olsun. 2 'Geldik yerden, sorduk
gönülden.' diyene de ki: 'Gamda güzel anılmaz, halde yorum yapılmaz, söz ile
ÖZ birbirinden ayrılmaz, yemin sizden, sorun bizden açılmaz.' 3 "Demette GÜL'ü
gördük, her rengi gönülden sevdik." dedi, YUNUS'um sözü aldı: 4 " 'Değişen
olay.' denilmesin, YENİ'den verilende hata aranmasın. Kuzu ile
oğlakta ayrı yaratılış görürsek, şaşar mıyız; kuzunun
ardından, oğlak gibi koşar mıyız? Yaprak aldık, elden verdik,
sahifede düzeni gördük. 5 (Kocası oto içinde ölü bulunan bir hanım misafire)
Sayıya değil sayfaya göz atalım, kaderi YAZAN'dan bilelim.
Değişen olayda değil, dönüşen düzene uymayışta
bulursunuz, YAZI'yı en son düşünürsünüz. Deşmeyi denemek;
gelişen değil, çalışana taş koyar, elbet her
söylediğini duyar. Ayağından açılan, konuktan geçmez. Kaygu,
yersizdir. Noktanın konduğu yerde, göçün olduğu bilinsin; asla,
'Elden.' (Her hangi biri tarafından.) diye
şüpheye düşülmesin. Ne kaçıran, ne göçüren olmadı, yanına kimse
varmadı. Sorunun yerinde, kulunun niyetine uyan görülür, açmadığı kapıda
sayfa okunur. Azdan çoğu bileydi, yolda niyet edeydi; sorgusuz kalınırdı.
Yapısına uymayana yaklaşmadan, dönmeyi denedi; anda, yapının düzeni
bozuldu." 6 " 'Dost'
diyelim, selamını iletelim." dedi, PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: 7 "Dost ile yolu yürüdük, her ırmaktan
suyu aldık, yol uzadı biz kaldık; 'Derdest olalım, dostlara el verelim.' dedik,
cümle ile hemhal olduk. Kandan aldığını sorsan, candan verdiğini
bilsen; yeni dostlar ararsın, her çiçeği sorarsın. 8 Kement attığımız attan
beklediğimiz, koşudur. Demet aldık bilenden, yolu sorduk görenden.
Geldik gidelim, cümleyi selamlıyalım." dedi, PİR SULTAN yürüdü. 9 "Ayva ile nardan, kul ayrı kalmaz
YAR'dan. Şahit olanın dili, konu verenin yolu, ayrı mıdır? Gedik, bize
açıktır. Günün olayında, elbet VEREN'in YAZI'sı geçerlidir." dedi,
YUNUS'um yürüdü. 10 AŞK'ı benden bilenin, sözü güzelden
soranın; efsaneye değil, doğadan gelen her zerreye nokta koyması
gerekir. Çünkü, her olay, başlar ve biter. 11 Değdiğim her dalda çiçek açsa, yerini güzel
gösterir. Ne var ki, kainatta her zerre hizmettedir. Yalnız çiçekle
değil. Çalı, yolda gereksiz; ne var ki, kırda arınır, toprak öyle
taranır. 12 Geçmiş olayın, geleceğe hizmeti;
bilmeyene söz vermektir. Geçici olay dedik, her olayda başlayış ve
bitiş olduğunu söyledik. 13 Yerimiz DOST elindedir, sözümüz DOST
dilindedir; ÖZ'ümüz O'ndandır, gözümüz O'ndan olanda. Cümlenize selam olsun,
ALLAH'ım niyazınıza cümlesini katsın. Cümlesinden maksat; var edilen ULULAR.
Var edilen, kullara YARDIMCI oldukta; dağın taşı inse de, damla gelen
taşsa da, kulun gücü yeterlidir. ALLAH'ıma emanet olunuz. ALLAH'a ısmarladık. LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH (Resim
verildi: HAZRETİ FATMA)
|