12 Ocak 1979

MEVLÂNA’yım ben! 

1 Umduğumuz yerden gönlümüze uyan gelsin. Cümlemiz gönüllerde olana gülsün. Selam olsun. Güzellik bilginizde, özellik görgünüzde kalsın.

2 Dünyayı, geldik gideceğiz diye değil, geldik bulacağız, bulduğumuz ile olacağız, öylece döneceğiz diye bilelim. Yolumuz uzundur, yolunda olaylar tozundur; kendini bilirsen, elinde kozundur. Dost diyelim, taşı dahi dosttan bilelim. 

3 "Erdi üzüm, gördü gözüm, aldı sözüm." YUNUS'um döne-döne gelir, bizden sözü alır:

4 "Oldum aldığım kadar, verdim sevdiğim kadar. Ne yeter ne biter! Her yuvada baca tüter. Olgun elma yiyelim, şükür ALLAH diyelim. Aşını yiyen her kul, kapını bekleyenden midir? Sözümüz cümleyedir. Dostun alacağı her kulun bileceğidir. Yönümüz yerimizi değil, hak olanı gösterir. Alacağım benim ise, verecek cümlenindir.

5 KEVSER denilir AŞK adına şarabı içilir. Almayı dilediğin, bulmayı denediğindir. Almak nedir, bulmak nedir dendi: Almak, ele geleni elde tutmaktır. Bulmak; kendinden olmayana, sana yolunu -dilesen dilemesen- açana denir. Açılan yolun gidişi muhakkaktır. Derme deste olunca, kendini destede bulunca; kulun gideceği gitmeyeceği sözden değildir. Dağılan her konu, eninde sonunda toplanır. Bulmak öyledir.  Çoğun bulduğu, RAHMET'in bolluğudur.  

6 YEMEN'de danışılan, yerinde konuşulur, bugünde buluşulur. Denizin kattığı, kumunu attığı yere sahil denilir. Orada sahil ile deniz el ele verir. Konuşulan konu odur. Yumuşak oldu isek, kum misali sahile geldi isek; yolumuz yerimiz bellidir.

7 Yoğurt almayı deneyen, elbet yemeye niyet edendir. Niyet oluş mudur derseniz; oluş değil, oluşa adım atıştır. Aydın günde aydın gönüller görülür. Yaprak çiçekten sayılır. Köprüyü geçene de ki: Derd demeden yürüdük, köprüyü geçen ile beraber olduk, her niyet edene elimiz verdik. Elden geldi tutalım, doğruyu, demde benden sana iletelim. 

8 Her alış veriş, kendini bilmene yardımcıdır. Gökte ve yerde bilinen senden sana iletilendir. Her yıldız altı günün dengidir. Yedinci günün doğuşu, aydan alacağı, güzeli öyle bulacağı bilinir. Elbet bizim bilgimizdir. Nedir dendi: Altı gün yıldızların, yedinci gün ayın tesiri altındadır. Yedinci gün hangisidir dendi: Cuma. (Günün tesir altında kalması mefhumunu açıklar mısınız DEDE’ciğim?)

9 YUNUS'um sözü aldı, " 'Bize seyir kaldı' dedi, MEVLANA konuya nokta koydu.

10 Dünyayı bilenin, ayı yakın görenin günleri sayması, devrini yapısına göre çözmesi; elbet kulun kendi bilgisine sığmaz. Günler yönlerini yıldızlardan alır. Kulun bilgileri, öylece birbirine eklenir. (Yönden murat nedir?) Gördüğün, yıldızların neşrettiği akımlar. Her gün aynı akımı alsa dünyanın düzeni olmazdı. Değişen akımlar gelişen düzeni kurar. Bu olay da kuluna yarar! Yıldızların verdiğini söyler misiniz diyene sözüm: Elbet vereceğim. Ne var ki günde değil. Ay'dan alınan nedir dendi: Ay her zaman sevgi neşreder. Yani neşrettiği akım, yapıcı birleştirici -emsalini ayırmaksızın bir tutucu- titreşim şeklinde dağılmayan enerji nakleder. Dağılmayandan maksat; toz değil, hazdır. Açık verilen açık derilir. Geçici gelen, seven sevilen övülür. Cümlenize selam olsun.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH