19 Ocak 1979 

MEVLANA’yım ben!



1 Yazdık okuyana, 
verdik dokuyana. 
Cümlenize selam olsun, 
her alan doysun. 


2 “Su aldım dereden, 
aradım nereden.” dedi, 
YUNUS’um sözü önceden aldı:

3 “Her sayfayı okuyan, 
sözü dilde dokuyan. 
Aldım-verdim doyasıya, 
her dileyen dolasıya. Değirmen susuz kalmaz, 
döndüğü yerden
 şikayetçi olmaz. 
Dayandım yüce dala, 
güvendim güzel hale, 
çevremi saran yola. Girene, 
elimi verdim. 
Dolaştık cümle ile. 
Deste denilende;
 sözün gelişi değil, 
düzenin oluşudur. 
Duyan, aksedeni alandır. 
Akseden, gönülden cümleye sevgi neşredendir. Çoğun oluştuğu, gün gün buluştuğu; 
çemberin oluşturduğudur. Yaprak düzenin, 
ağaç sezenin bilgisindedir. 
Soylu denilen,  soysuzu ne ile suçlar?
 Saçın telinde,  sepetin elinde oluşu ile mi?”

4 ‘Doğuştan alınır.’ dedi,  MEVLÂNA sözü aldı: (Sevgi neşreden kimdir? Yukarıda bahsetmiştiniz.) Seni bilirsen, 
o’nu bulursun. Sevgini nerden aldığını, 
öylece çözersin. 
o’ndan geldik, 
o’ndan aldığımız ile olduk, o’nun SEVGİSİ ile bulduk. Sevgi, tektir. 
Demde oluşan sevgi, 
o’nun ile bağlaşılandır. 
'Geçitte aldığımız, 
MEYDAN’a götürür.’ dedik, 
daha önce verdik. 

(Meydan,  bu alemde mi,  öbür alemde mi?) 
MEYDAN, kulun değil
 RUH’un MEYDAN’ıdır.  

5 OSMAN der ki: 
“Saman hafif gelir. 
Ne var ki
 hem örter, 
hem doyurur. 
'Neyi örter?’ dendi. 
Toprağın altında 
destek arayanı. Koşuyu dilersen, 
önce yola bakarsın, 
ondan sonra koşuya çıkarsın. Bilmek, odur.” dedi 
OSMAN yürüdü. 



6 (YEMEN’den murat nedir DEDE’ciğim?) 

Dost aleminin buluştuğu, dört yöne oradan ulaştığı bilinsin. 
'Çağdan mı?’ denilir. 
Her çağın ULULAR’ı, orada toplanır. 
Merkez YEMEN’dir
 (YEMEN,  gerçek Yemen mi,  sembolik bir makam mı?)

 'Aşalım.’ denilen, 
ulaşmaya yönelinendir. 
Dağdan öte ararsan, 
yıldızlara sorarsan;
 sadece dünyadan söz eder. 
Aldığını değil, 
bildiğini nakleder. 
Her yıldızın verdiği 
tek enerjidir. 
Yanılmayın,  yıldız tek enerji yüklü değildir, dünyaya tek enerji vermekle görevlidir. 
Renklerden oluşan, 
yedi renk ile buluşan; 
yıldızlardan alınandır

. (Daha açık olsun DEDE’ciğim.) Her yıldız, 
ayrı renk enerji nakleder. 
Okun vardığı yer, 
atanın hiza aldığı yerdir. 
Elbet kendi kendine gitmez. Günün vergisinde 
yorum, bilginize sığmaz. ‘Renkler nasıl oluşur?’ denildi, soruya verildi. 
Dost anılır,  sevilir ise; dost sevilir,  veriyor ise;
 kul sevilir, ‘Dost. ’ diye her kulu biliyor ise. 
'Günleri sayalım, renkleri soyalım diyene.’ sözüm. 
Günün her anı güzeldir;
 yapıyı bildi isen, yılmadan uydu isen. 
 

7 OMAR der ki: “ ‘Ne katı ol kırıl, 
ne yumuşak ol ezil. ’
diyene de ki;
 'Katı ufalır, kırıla-kırıla;
 yumuşak ezilir, sevile-sevile.’ "Sözün edildiği, asla kulun ezildiği değildir. 
Ayağın kumda gidişi, 
kumun ezilişi midir? Dünya gününü, cumadan verelim. 
Aydan aldığı, kulunun haline uymasını dilediğidir. Aydan gelen enerji, 
buhar şeklinde yoğun gelir, her kulu nasibini alır. 
Eğer bedende yapıcı etki kaldı ise, 
birbirine eklenir.  ‘Gözle görülür mü?’ denildi. 
Görmeyi dilersen,  görürsün. Sadece kendinde, asla menfi akım bulunmasın. ‘Menfi akım nedir?’ dendi. Olumlu, olumsuz. 
Kulun her olayı olumlu yönde görmesi gereklidir. 
Olumsuz görmeye alışan kul, 
bedene menfi akım yükleyen kuldur. 
Her yazımızda, ‘Olayları
 güzele alınız.’ dediğimiz odur. 
Gülü dikeni ile, 
toprağı çamuru ile, 
toprağı taşı ile seversek; aydan gelen yoğun enerjiyi 
görmüş oluruz 

(Ay tutulması ne oluyor acaba?) Günün dönüşü, 
dünyaya verişi asla değişmez.  Konuyu değerlendirirken; olduğu gibi almak, 
asla çeşitli konularla yorulmamak gereklidir. 
Kumun her sahilde bir olmadığı bilinsin.  Olumsuzluk gönüllerde yer almasın. 
Nerden geldi isek
oraya döneceğiz.  O’nun VERDİKLERİ’ni, 
VERDİĞİ kadar bileceğiz. 
’Her cuma
o’nu anacağız. ’ derseniz, 
O her günün YARATICISI’dır. 
Her gün aldığımız; cumayı oluşturur,  sevgilileri buluşturur.  ‘Dost.’ diyelim; nerden gelirse, 
kimde kalırsa kalsın. 
Sevgimizi asla esirgemeyelim. 
ALLAH’ıma emanet olunuz, 
her kul sevgilidir biliniz.  Madem o’ndan geldi, 
BİRLİK gönüllerde oluştu. 
Demek ki, 
bilgilerde buluşmak gereklidir.  ALLAH’a ısmarladık.  Selam-selam-selam.   

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH 



(Resim çizdirilir)

8 Ağızdan aldığı, 
gönülde oluşturduğu, 
baba ile anada söyleşe söyleşe 
kendi ile cümlenin birliğini idrak eden, 
her sohbette sözümüze katılan YUNUS’umdur. 
Şarkı diye bağırır, 
sevgili diye çağırır, 
her var diye gördüğü güzele eğilir. 
Cümlenize selamet diler, 
sevgi ile gönülleri sarar. 
’Yuvanın kapısında görülenler kimdir?’ denildi. 
TABDUK ile kızı.