Şubat 1979

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yazdık okuyana, verdik dokuyana. Cümlenize selam olsun, her alan doysun.

2 "Su aldım dereden, aradım nereden." dedi, YUNUS'um sözü önceden aldı:

3 "Her sayfayı okuyan, sözü dilde dokuyan. Aldım verdim doyasıya, her dileyen dolasıya. Değirmen susuz kalmaz, döndüğü yerden şikayetçi olmaz. Dayandım yüce dala, güvendim güzel hale. Çevremi saran yola girene, elimi verdim. Dolaştık cümle ile.

4 Deste denilende sözün gelişi değil, düzenin oluşudur. Duyan aksedeni alandır. Akseden, gönülden cümleye sevgi neşredendir. Çoğun oluştuğu gün-gün buluştuğu; çemberin oluşturduğudur. Yaprak düzenin, ağaç sezenin bilgisindedir. Soylu denilen, soysuzu ne ile suçlar? Saçın telinde, sepetin elinde oluşu ile mi?

5 'Doğuştan alınır.' dedi, MEVLANA sözü aldı." 

6 (Sevgi neşreden kimdir? Yukarda bahsetmiştiniz.) Seni bilirsen O'nu bulursun, sevgini nerden aldığını öylece çözersin. O'ndan geldik, O'ndan aldığımız ile olduk, O'nun SEVGİSİ ile bulduk. Sevgi tektir! Demde oluşan sevgi, O'nun ile bağlaşılandır. ‘Geçitte aldığımız, MEYDAN’a götürür.’ dedik, daha önce verdik. (MEYDAN, bu alemde mi öbür alemde mi?) MEYDAN, kulun değil RUH’un MEYDANI’dır. 

7 OSMAN der ki: "Saman hafif gelir, ne var ki hem örter hem doyurur. ‘Neyi örter?’ dendi. Toprağın altında destek arayanı. Koşuyu dilersen, önce yola bakarsın, ondan sonra koşuya çıkarsın. Bilmek odur." dedi, OSMAN yürüdü.

8 (YEMEN'den murat nedir DEDE’ciğim?) Dost aleminin buluştuğu, dört yöne oradan ulaştığı bilinsin. ‘Çağdan mı?’ denilir: Her çağın ULULAR'ı orada toplanır. MERKEZ YEMEN'dir. (YEMEN gerçek Yemen mi, sembolik bir makam mı?) Aşalım denilen, ulaşmaya yönelinendir. Dağdan öte ararsan, yıldızlara sorarsan; sadece dünyadan söz eder. Aldığını değil, bildiğini nakleder. Her yıldızın verdiği tek enerjidir. Yanılmayın, yıldız tek enerji yüklü değildir; dünyaya tek enerji vermekle görevlidir.

9 Renklerden oluşan, yedi renk ile buluşan; yıldızlardan alınandır. (Daha açık olsun DEDE’ciğim.) Her yıldız, ayrı renk enerji nakleder. Okun vardığı yer, atanın hiza aldığı yerdir. Elbet kendi kendine gitmez. Günün vergisinde, yorum bilginize sığmaz. Renkler nasıl oluşur denildi, soruya verildi. Dost anılır sevilir ise, dost sevilir veriyor ise, kul sevilir dost diye her kulu biliyor ise. ‘Günleri sayalım, renkleri soyalım.’ diyene sözüm. Günün her anı güzeldir; yapıyı bildi isen, yılmadan uydu isen.

10 OMAR der ki: " 'Ne katı ol kırıl, ne yumuşak ol ezil.' diyene de ki: Katı ufalır, kırıla-kırıla; yumuşak ezilir sevile-sevile. Sözün edildiği asla kulun ezildiği değildir. Ayağın kumda gidişi, kumun ezilişi midir?"

11 Dünya gününü cumadan verelim. Aydan aldığı, kulunun haline uymasını dilediğidir. Aydan gelen enerji, buhar şeklinde yoğun gelir, her kulu nasibini alır. Eğer bedende yapıcı etki kaldı ise, birbirine eklenir. ‘Gözle görülür mü?’ denildi. Görmeyi dilersen görürsün. Sadece, kendinde asla menfi akım bulunmasın. ‘Menfi akım nedir?’ dendi. Olumlu, olumsuz. Kulun her olayı, olumlu yönden görmesi gereklidir.  Olumsuz görmeye alışan kul, bedene menfi akım yükleyen kuldur. Her yazımızda ‘Olayları güzele alınız.’ dediğimiz odur. Gülü dikeni ile, toprağı çamuru ile, toprağı taşı ile seversek, aydan gelen yoğun enerjiyi görmüş oluruz. (Ay tutulması ne oluyor acaba?) Günün dönüşü. Dünyaya verişi asla değişmez. Konuyu değerlendirirken olduğu gibi almak, asla çeşitli konularla yorumlamamak gereklidir.

12 Kumun her sahilde bir olmadığı bilinsin. Olumsuzluk gönüllerde yer almasın. Nerden geldi isek, oraya döneceğiz. O'nun VERDİKLERİ’ni, VERDİĞİ kadar bileceğiz. ‘Her cuma, O'nu anacağız.’ derseniz, O her günün YARATICI'sıdır. Her gün aldığımız; cumayı oluşturur, sevgilileri buluşturur.  

13 ‘Dost.’ diyelim. Nerden gelirse, kimde kalırsa kalsın, sevgimizi asla esirgemeyelim. ALLAH'ıma emanet olunuz. Her kul sevgilidir biliniz. Madem O'ndan geldi, BİRLİK gönüllerde oluştu; demek ki, bilgilerde buluşmak gereklidir.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH.

14 (Resim çizdirilir) Ağızdan aldığı, gönülde oluşturduğu, baba ile anada söyleşe-söyleşe, kendi ile cümlenin BİR'liğini idrak eden; her sohbette sözümüze katılan, YUNUS'umdur. Şarkı diye bağırır, ‘Sevgili.’ diye çağırır, her var diye gördüğü güzele eğilir. Cümlenize selamet diler, sevgi ile gönülleri sarar, Yuvanın kapısında görülenler kimdir denilir? TABDUK ile KIZI.