12 Ağustos 1979 İstanbul 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Her ağacın gölgesi olur, gölge toprağa vurur, hür olan kendini bulur. Cümlenize selam olsun, kayıt denen yerde kendini bulsun.

2 'Sahip oldum.' dediğin, varlığı kendinde bulduğun; senin adına değil, andına ölçüdür, duvarda açılan deliği örten alçıdır. 'Nerden geldik, nerede durduk?' denilmesin. Durak yok. Her an adım-adım öteye gidiş vardır. 'Gerçek nedir?' diyene de ki: Bulduğundur, gönülden sahip olduğundur.

3 "Yerden aldım, elden verdim, gölgeyi güneşten bildim." dedi, YUNUS'um söze girdi:

4 "Her söze ÖZ gerek. Neyi alırsan al, olduğun gibi kal. Doğuştan beklersin, her olayı gönlünce paklarsın. Kimden alırsın, kime eklersin? 'DOST.' dediğimiz, her kuluna güldüğümüz bilinir. Her sohbette toprağımız sorulur. Açık aldım, açık vereyim diye geldim, sözümü sizlere verdim. Her yaprakta arasan, gönülleri tararsan, YUNUS'u görürsün. Duman gönlünde kalmasın, kemer beli sıkmasın. Olduğu gibi, geliştir, derman YÜCE'den veriştir." dedi, YUNUS'um yürüdü.

5 'Gül dalını tutamam, gülü güzel atamam.' diyene sözüm: Dikensiz gül olaydı, kulu dalda bulaydı, incitmeden alaydı, elbet dikene gerek kalmazdı. Alacağını yerden değil, duvardan al. Kafeste olan kuştan değil, uçan kuştan haber sor. Gönülden nakledilen, şifa diye akledilen, gerçeğin çerçevesi içindedir. Dönük olanın verdiği sönük olana geçerlidir.

6 Şarkıyı bilen söyler, sesi güzel olan dinletir, sohbeti bilen anlatır. Demirden pabuç giyemezsin, arabaya demirden tekerlek koyamazsın, hayır olandan ayrı kalamazsın. Verilen elde, söylenen dildedir, en güzeli haldedir, gelecek yoldadır. 'Çevreyi saralım, olayı soralım.' diyene sözüm: Dönen her varlık, sevgiye bürünür, verdiği gibi görülür.

7 Gemiyi yolda dilersen, kaptana yer verirsin, gelenden söz alırsın. Pişmeden et yenilmez, içmeden su kanılmaz. Ham meyveyi yemeden, ham söze yer vermeden yolumuzu bilelim, doğan güneşten ateşi bulmaya çalışalım. 'Yandım.' diyen her kulu bilmeli zordur yolu, uyumlu olsun hali.

8 "Çağıran geldiğimi bilsin, şifa verecek gelsin. Papatya lapası, iltihabı olan yere konsun." dedi, LOKMAN selamını iletti.

9 Görgümüz açıktır, dağdan taştan öteye, dilenen gelecektir batıya, meraka yer yok, son verilir katıya. Demde oluşan, günde buluşan cümle canlara selam olsun. Dost elinden dost dilinden, dilediğini alsın. 

ALLAH'ıma emanet olunuz.

(Resim verilir)

10 Gölgeyi aştığı, su gibi taştığı bilinen, RABİA SULTAN denilen." Çaydan geçtiğin günde, toprağa düştüğün yönde, bilenin bilmeyenin, sözümü almayanın, yanında yardımında oldum. Her kulunun ÖZ'ünü gördüm, selamını akan sular ile ilettim." dedi, resmini verdi.

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH