27 Aralık 1979

MEVLÂNA’yım ben!

1 Konuktan yer mi aldın? Kendine yol mu buldun? Nerden aldın, nerden verdin? Olanı, nerden sordun? Konuk değil demde oluşan, kanıt değil günde buluşan.

2 Sudan yol alan, sudan yol bulur. Kendini bulana kanıt, kendidir. Yumuşak yapıya sert kapı vermez, yaprağı seven kökünü silmez. Ömürde oluşan, kaderde gelişen, hal ile verişenden biliniz. 'Olmaz.' denileni, gününde sileriz. Yumurta akını koluna süresin. Yumurta yeniler.

3 Dost dedik, elden tutana selam ilettik. Dost dedik, derdini silene, kendini bulana gönlümüzü açtık, verilen her sözü elden dile naklettik. Analık senindir, niyazı ile kucak açtığı gibi. Sözünü sazı ile bildirenden sevgiyi bulduk.

4 Sert geleni elden at. Sert geleni dilden at. Sert geleni gönlünden at. 

5 Daha önce dedik, yerini bulduğun, kendini bildiğin ile geçerli olacaktır. MEYDAN'ı örtmedik. Derman dilenen derdinin, sahifesi örtülür. YEMEN'den selamını getirdik, senden alıp götürdük. Denilir ki: 'Elden, dilden, gönülden gölgeyi kaldır. Bardağına, sadece SARI ANA'nın suyundan doldur. Doldur ki güldüresin, yerini bildiresin.' 

6 Ayak götürdüğü gibi getirir de; amma gönül hep götürür, daha yükseğe, dilenen yükseğe götürür. Açık kapı senindir, açık gelen yönündür. 'Bildiğim gibi.' deme, söylenen gibi oldur. DOST dedik, DOST ELİ'ne havale ettik, ELİ'nden geleni sevdik, dilinden gelene 'Nasiplendir ALLAH'ım.' dedik. 'Olmaz.' diyene de ki; 'Dost dilediğinden değil, ALLAH'ımın dilediğinden olur, dost sadece yazılanı bildirir.' Suyun aktığı gibi olasın, yolunu öyle bulasın, ALLAH'ıma emanet olasın, dumanı gönülden silesin.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH