|
21 Aralık 1979 MEVLÂNA’yım ben! 1 Kumun elendiği
yerde yumuşak hal görülür. Cümlenize selam verilir. 2 'Kuşak sıkmasın
beli, dost olmayan tutmasın eli.' diyene de ki: Ne gelse HAK'tandır. Kim dese
gönül koymam, halimi yolsuz vermem. 3 Çiçek açar ovada, düzen
bulur havada. Geldik selama durduk, getirenden selamı aldık. Can halimiz
bilenler, yolumuzu soranlar, 'Yerden göğe diyenlerden, ALLAH'ım RAZI
olsun. 4 'Arı çiçeği buldu,
yaprağı yerde gördü. Aldım verdim.' diyene, "Yolun bu mudur?"
dedi, " Dost verir almaz, dost görür silmez, dost sever unutmaz.
Değirmen cümleye döner, seni beni ayırmaz. Gemi her geleni alır, uymayanı
atmaz. Yağın balın varlığı, demde söylenir. Olsa olmasa diye,
beklendiği yerde toplanır." dedi, YUNUS'um sözü aldı: 5 "Ayrı gelen her
konu temelden aşılmaz, yerini bilmiyen kul haline şaşırmaz,
ALLAH'ım kimseyi dilenmeyen hale düşürmez. Yorum yerindedir. Konu açık
gelir. Dostu ararsan, kendine sor. Dost isen, dostu bulursun! Doğan
güneş, yoldan gelmez. Aynayı al eline, gördüğün sensin, bakarsan.
Dayan gelecek günde, ayağın yerini bulur. Elbet dilenen olur. Gemiyi
bekleyen değil, kaptanı bilen yerini alır." dedi, YUNUS'um sözü
KAYGUSUZ'a verdi: 6 "Attığım her adımda, demir çivi düzledim. Her ağaca bakınca, birbirine
sözledim. Gün, güne ekledim, meyve nedir bekledim. Yoz geleni ayıkladım. Yerini
dileyene, sözünü ekleyene, 'Gedik açılır.' dedim. Gel dilersen, gör beklersen,
bul saklarsan. Sır sendedir bende değil, ser sendedir bende değil,
söz bendedir sende değil." dedi, KAYGUSUZ selamladı. "İki
adım öteye bildiğindir, on adım öteye gördüğündür, yüz adım öteye
duyduğundur." dedi, selamladı yürüdü. 7 "AŞK ile geldim yola, sevindim
baktım kula, oluşan güzel hale. SAMANYOLU buluşturur, yıldızlarla
eleştirir, birbirine sözleştirir." dedi, MERYEM söze girdi: 8 "Sarı güle dayandım, pembe renge
boyandım. AŞK ateşinde yandım, dileyeni andım. Elbet, anılan bendim.
Çevre adımı sorar, bilen bilmiyen dilediğine yorar. Elbet, açılan sayfa
dilenen günde yarar." dedi, MERYEM yürüdü. 9 (Açılan
sayfadan murat nedir DEDE’ciğim?) Her yazılı olan gün, gününde açılır.
Günü gelmeyen sahife, ne açılır ne okunur. Gönül cümleyi arar, aradığını
elbet anar. Dost olduk, coşku bulduk. Her kuluna gönülden güldük. 10 Destan dileyen, demde gönlünde olanı
dokuyandır, yapıya uyanı okuyandır. Asmaya yol açan, meyvesini seçendir. Yol
aldık, dileneni verdik, olanı olduğu gibi serdik, 'Gel!' dedik
çağırdık. Sanılmasın gelmeyeni ayırdık. Gönül bağı olanlarla, her an
beraber olduk. Adımı anmaya gelenden, 'Dost!' diye dostumuza gülenden ALLAH'ım
RAZI olsun. 11 'Üç yerde gölge aldım, o anda seni andım.' diyenin;
yanında bildiği, yanında umduğu, elbet olur. ALLAH'ıma emanet olunuz.
Her an HAK ile HAK'ta kalınız. ALLAH'a ısmarladık.
|