13 Mart 1980
MEVLÂNA’yım ben!
1 'Koruk
helva olacak, hak yerini bulacak. Kar yoldan inecek, her kul aydın günü
görecek.' dedik, daha önce verdik. 'Dur!' diyen gelmez, 'Vur!' diyen
gülmez, 'GÜL', HAKK'ındır solmaz. Kucak açıp gelecek.
(Kim gelecek?)
YEMEN'den selamını ileten. O gün, o gün olacak, güğüm-güğüm verecek.
Sarı fistan giyene, 'Elim sende.' diyene, 'Gürlük sizlere, verilen
sözlere. Uyalım gelelim, cümlesine gülelim.' diyecek.
(Kim DEDE’ciğim?) RABİA!
(RABİA HATUN)
2 Hasret
yollara verir, yolda arayanı görür. Danıştık sorduk, dilenen helvayı
kardık. Sayıya atalım, yedi günü tutalım. 'Diledik geldik, duranı
çevirelim.' denildi. Dayanan, güçlüğü yenecek.
3 "YEMEN'den selam!" dedi, ALİ sözü aldı:
4 "Kayıt
geçerlidir. Seçilen bilinir. 'Sonuç?' denilir: Başlangıçtır! Dört yönde
çağrı vardır. 'Alacağım!' diyen alır. Konuk gelen bulur. Yapıya uygun
olacak. Dilendiği yerde değil, gösterilen bulunacak. 'Çağrıya neden
cevap yok?' denilir.
Günü gelmeyen ele ulaşmayandır. Her adım sözedir, her bilim gözedir, ilim ÖZ'edir. Açılacak! Yedi gün beklensin. Evet! Bekle!
5 Kulun kuldan aldığı kulun kula verdiği kadardır." dedi, ALİ selamladı.
6 Kayayı
oysalar, derine koysalar, elde bulacaklar, ne var ki zamana uyacaklar.
Niyaz namaz kuldadır, bilen gören yoldadır, huy değil haldedir. Geldik
vereceğiz, yemeni giydik gideceğiz. 'Koruk helva olmazsa?' diyene
sözüm: Helva olmazsa şarap olur! Yerde asla kalmaz! GÜL'den aldık,
GÜL'den gelene verdik. Gidelim, diyelim, olmuş meyve yiyelim. Kaşık her
kula, kuşak ER kula verilsin!
(Kuşaktan murat nedir?)
Ayna dileyen, kendine bakandır. 'Kuşak' verilen, aldığı irfandır.
Dağılan toplanacak, eksilen eklenecek. ALLAH'ıma emanet olunuz.
EYVALLAH! Bekle!
ALLAH'a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH