28 Temmuz 1980
Sözlü Tebliğ:
1
Durdum DOST'un KAPISI'na,
'Gel.' diyen olmadı.
Vurdum DOST'un KAPISI'na,
'Gir.' diyen olmadı.
Dedim 'DOST nerde?'
Dedi 'Köşede.'
Dedim 'Yuvarlak ise?'
Dedi 'Durursan noktada,
DOST'tan geleni alırsın,
DOST'u gönlünde bulursun.'
2
Kalem verildi ise ele,
özüne bakın.
Hale dönüldü ise,
sözüne bakın.
Gönüldeki çerağdan mahlayı
yakın.
Kandiller yandı artık,
mumları dökün.
DOST'u gönlünde buldu,
dönmeyin sakın.
'ALLAH. ALLAH.' deyip,
yanmaya bakın.
3
Bilgimi beslersem
kinle nefretle,
ölüme giderim
AŞK'a hasretle.
Kin tohumu ekersem
zulmet biçerim,
sevgiyi esir edip
zalimi seçerim.
4
Yırtsam gaflet perdesini ömrümden,
desem 'Güzeli silme kaderimden.'
Diyemem 'Sen söyle ben yazayım.',
diyemem 'Yeşeren fidana
ben ömür vereyim.'
Diyemem 'SEN'in yazmadığın
mezarı,
ben kazayım.',
diyemem 'Olmadı.
Düzeni ben kurayım.'
Alıyla moruyla,
dağının karı, ocağının
koru ile güzel.
Sazı ile sözü ile güzel.
Ezi ile özü ile güzel.
5
DOST KAPISI kime açılır,
DOST KAPISI'nda kim seçilir?
'Tövbe ALLAH.' diyenler,
kulun elini tutanlar,
birbirine bakanlar,
kini silip atanlar.
6
Bırakırsan 'seni beni'
bizde bulursun O'nu.
İçinizden gayız otunu sökün.
Deyin ki:
'Ne olur dili ayrı söylerse?'
Deyiniz ki:
'Ne olur gözü ayrı bakarsa?'
Dediği O'ndan,
baktığı O'na değil mi?
Yazı yazı buluverdim,
yaza yaza oluverdim,
ben kinimi siliverdim.
ezi: köşe.
gayz: öfke, hınç.