13 Ağustos 1980 Selçuk İzmir Ramazan Bayramı 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Yerden gökten aldığımız, cümle ile bulduğumuz güzeldir. Selam ile geldik, kaydı günde verdik. Hayır olsun dedik.

2 "Yeşil ile beyazda, 'Ne var?' dersin ayazda. Sabahın güzelliği, akşamın özelliğidir. Aldım elma elime, dedim sözüm GÜL'üme, ayrı değil kelime. Açık olsun, gölde balık güne versin." dedi, YUNUS'um söze girdi:

3 "Ak ile kara, düşürmesin sizi dara. O'ndan gelen, 'O'na vereceğin.' diyen, O'na değil kendine alır. Alan, sadece kendini bilir!

4 'Gökten inen yeşilde ne var?' dersen, CEBRAİL ALEYHİSSELAM'ın müjdesi vardır. 'Gönlüm açık doğuştan, gözüm açık bilişten.' diyene de ki:  Aldığın kadar. Yarım elma ağaçta olmaz, ağacın kökü dalına çıkmaz. Su vereceksen doruğuna değil, köküne dökersin. Ne var ki, dalından beklersin.

5 Eğildin su içmeye, su içip kendinden geçmeye. Ayrı gayrı değildir! 'Müjde denilen nedir?' diye sorulur. 'YA ALLAH!' dedik, adı ile söze girdik; adını ömürde gördük. YAHYA'ya gel diyeni, YAHYA'ya al diyeni yanında gördük. EYVALLAH! 'YARDIMCI kim?' diyenin sorusuna: YAHYA'nın hocası, SİNAN (YAHYA EFENDİ'nin şeyhi SÜMBÜL SİNAN Hz.) Adı söylendi. Ne var ki, yorumu alınmadı." dedi, YUNUS'um yürüdü.

6 'Katı olma, katıda bulma.' diyene sözüm: Aç gelen aşa bakar, yol isteyen taşa bakar, söz isteyen başa bakar, 'Gönül bulsam, Dost olsam.' diyen yoldaşa bakar. Cümlemiz DOST ile olduk, 'DOST' dedik bulduk. 'BİR.' dedik, BİR'liği dirlikte gördük. Makam sana bana eğilmez, makam gönül yolunda sayılmaz. Mekanımız gönülde, ummanımız gönüllerde. SİNAN'dan aldığın, 'Pay olsun.' dediğin; dilediğine değil, uyduğuna gelecek. Uyduğun günde sepette olan değil, sedefte kalan dağılacak.

7 'Kapı kapı gezersem, güzel nerde sezersem.' denilmesin. Her kapı, DOST KAPISI'dır, yüzüne kapansa da.

8 "Asmaya su verdim üresin diye, koyuna su verdim yürüsün diye, gönlüne su verdim sarılsın diye. Öylece bilelim, sevgide bulalım. Döne-döne aldığımız, niyazlara güldüğümüz, gönül açıp sorduğumuz gündür! Günde oluşturduk, günde buluşturduk." dedi, MERYEM selam ile geldi:

9 "Üç ağacı saymadan, üç elmayı soymadan açılmaz! Dost ile sohbetin adına, yerimiz değil gönlümüz açıktır. Semada oluşandan, şafakta buluşana dek; söz ile değil, ÖZ ile verilir. İki basamak inilir, yeri bilinir, yönü sorulur. Benden sonsuza anılır, senden günü seçilir."

10 MEVLANA'yım! Yandı gönül ADI'na, yandı gönül AŞKI'na. Döndü kulu, sandı yolu. Elbet yolumuz HAK'tır, elbet sözümüz çoktur. Cümlenin gönlü paktır. Aldık verelim diye, verdik varalım diye, sevdik yapalım diye. Yandık kül olduk, bildik kul olduk. Kulluğu bilendensen, yolluk senindir, güzellik sonundur. HAKK'ın sözü kanundur. Sorguda kalamayız.

11(Resim verilir) Yuyan adı sorulur, 'Sudan gelse.' denilir. Adı kendinden verilir. Soruyu alan gelsin, adına RABİA desin. Günü güne bağlasın. 'Gönül bağı kurulur, seyir öyle verilir.' dedi, RABİA cümlenizi selamladı. 

12 Dünden anan, günde bulandır. Sayfayı açan, çiçeği seçendir. Soruyu açarken, kendinden geçendir. Aynaya baktığın gibi. 'Şifa senden, el benden.' diyene: Günün yolu açılır!

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

umman: ulu, büyük, engin deniz, okyanus