5 Eylül 1980 

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kuyuya ses vermezsen, yoldan tozu silemezsin. Duymayı dilersen, doymayı dene. Kuyuya verdiğin ses sana gelir, duymana yardımcı olur. Umulan yol yakındır. Kemer dar gelmez, doğan gün sarmaz. Kapı açık gelene, gönül açık bilene.

2 Koyun kuzu meleşir, günde kulu gülüşür. Her gün bir çay bardağı papatya suyu içiniz. Derman diledin. 

3 Kapı kulu olmadık, kulu köle bilmedik, HAK YOLU'ndan kalmadık, cümleyi gönülden silmedik, solan gülü sormadık, silen kulu sarmadık, kusur hata görmedik, benim senin demedik. Geldik O'ndan, bulduk O'na, döndük O'na.

4 Kum soğukta, yazda toprağa basarsın. Kaşık elde doludur, kul nasibe bağlıdır. Gelen giden sevilir, her kulunda sayılır.

5 Dünden verdik geleni, her derdini soranı, bil gönlüne sereni. Gölde balık avlama, derya sana açıktır; kötü diye belleme, doyum sende gerçektir. Huyundan duman alırsın, soya sözün verirsin. Gölge silinir, Güneş görülür. Aymayı bilecek, DOST düğümü çözecek. Kuyu duman veremez, yanına gelir göremez. Senden alır, sana verir; kucak açılır, gerçek çözülür. Açık gelen yoldadır, gönül söyler kuldadır, 'Komşu olmaz.' dersen, kumun yolu HAK'tadır.

6 'O gün geldi.' diyelim, olmuş meyve yiyelim, 'Şükür ALLAH.' diyelim. Sana. Akan suyu durdurmasın, donuk buzu kırdırmasın, yerini vereni bilen, 'Arkamı döndüm' diyen, olaydan üzüntü almasın. Taze meyve sunulduğunda yenmezse, kurusu elde gezer; kul, 'Ağaç dikeyim.' derse, önce toprağı kazar. Kökünü dikti isen, susuz bırakma; bıraktı isen, olandan şikayet etme, geçici olanın derdine düşme; sakın 'Yeterli.' deyip taşma. Gün götürür, gün getirir.

ALLAH'ıma emanet olunuz.

7 Desti elde şaşma, 'Söz geldi.' deyip taşma, asla şüpheye düşme.

ALLAH'a ısmarladık.

8 (İki canın ULU'sunun kimler olduğu sorulur.) SARI SALTUK, LALELİ.

9 Gül ağacı aranır, çölde kum taranır, YAKUB ALEYHİSSELAM'dan selam gelir. Kayık denize iner, kayıkçı dilediği yerde döner. Adını vereni bilelim, yerini gönülde bulalım. 'Adını veren kim?'; anası.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH