30 Mayıs 1981 Miraç Kandili
MEVLÂNA’yım ben!
1 Küçük büyük güzele yolunu diler, kendinde olana kapıyı
açar. Cümlenize selam olsun. ‘Kandil’ dedik buluştuk, her gelene
alıştık, YUVA’mıza niyaz ile doluştuk. YAR ADI’na gelenler, gönülden
katılanlardan ALLAH’ım RAZI olsun. Dağılan değil, eğilen vardır.
Eğilenden maksat; her zerreyi bilenin, ‘SEN’den ALLAH’ım.’ diyenin secdeye
varışıdır.
2 “Kapı açık gelene, NUR’dan nasip alana." dedi, YUNUS’um
söze girdi:
3 “Her sayfa okunacak, her satır tane-tane bilinecek,
bilenden elenecek. YAR, destiyi elinden alan ile doldurana; sorguya değil,
sargıya nasip verecek. Almayı dileyenler ‘Sohbet gelsin.’ dedikte, güne isim
koydukta; alacağa değil, bulacağa dönüşür. Almadan
buluşmaz, günü gelmeden niyete gelişmez. Kor oldu yandı gönül, kar
verdi yerde gördü, kendine sergi saydı. YUNUS’un söze verdiği, günde
gördüğüdür.
4 Doğdum geldim bu gece, andım ADI’n ömrümce. ‘ALLAH.’
diye tesbih ettim, adımımı ‘ALLAH.’ diye attım. Her sohbette ALLAH ADI’nı
cümleye ilettim” dedi, YUNUS’um sözü ALİ’ye verdi:
5 “Gün-gün bilinir, gün, günde anılır, yapıya
her dileyen katılır. ‘Selam.’ diye-diye geldik, YUVA’da cümlesini gördük.
‘ALLAH’ım, dilenene dayandığı kadar, dileyene sevindiği kadar nasip
versin.’ dedik, RESULÜ’nün selamını getirdik:
6 "Dayanan yerde ise, ağacı yüce olur;
dayanan YAR’da ise, kainat güçte gelir." Dedi, gecenin ÖZ’ünü üç söz ile verdi.
"Gönül açık kalsın, kulu kendinden başka her kulunu hoş görsün, hatası
ne olursa olsun affetsin. Senin benim değil cümlenin hayrına geleni
söylesin. Unutulmasın, her sohbet bizden verilir, kulun isteğinden
değil. Kula isteği veren (Sizlersiniz
değil mi?) EYVALLAH." Dedi RESULÜ, "Sevenin sayanın,
yerden göğe hoş görenin sayısı çoğalsın." Dedi, niyazını
cümlenize iletti. "Gördüm ÖZ’e gideni, gördüm ÖZ’den geleni, gördüm ÖZ’e yol
vereni." dedi, RESULÜ gecede, gecenin özünü verdi. "Selam olsun ümmetime. Selam
olsun kainatın her zerresine. Selam olsun deryanın katresine." Dedi, cümleyi
selamladı. "Dört duvar yeterlidir, bilse bilmese; dört hali geçerlidir, görse
görmese; dört yolu tutarlıdır, sorsa sormasa." Dedi. Kulun kula sorgusunu,
kulun kula yargısını "HAKK’ın EMRİ’nden değil!" Dedi, hataya
düşenlere niyaz etti. "ALLAH’ıma sığınsınlar, AFFI büyüktür;
ER’liğe soyunsunlar, gerçek açıktır. Cümlenize Selam olsun." Dedi, RESULÜ
gerçek kapısında cümleniz için niyaza durdu. (MİRAC için yeni bilgiler verir mi Sevgili PEYGAMBER’imiz?) "Göklerin
açıldığı, aymayı bilenlerin her kapıda kendini araması gerektiği
gecedir." RESULÜ gecenin özünü verdi.
7 Kar olsa erirdi, kör olsa görürdü, bilen bilmiyen
varırdı, RESULÜ’ne uysaydı” dedi ALİ selamını cümleye, kainatta her
zerreye iletti.
8 Her güne söz aldık, ‘Her kandilde YUVA’mız
açık.’ dedik. Söz bizden gelir, dilenen halde değil. HAK’tan nasip
verilir. Can ile bir olduysan, CANAN’da kendini bulduysan; ne söz eder, ne
kayıttan hata ararsın. DOST KAPISI’na durduk, DOST ADI’na kapıyı vurduk.
‘EYVALLAH.’ dedilerse, selam ile girdik. Dayandığımız O’dur. Gerçeğin
yapısında cümleyi bekledik. Dedik ki, ‘Bilenden, gelenden ALLAH’ım RAZI olsun.
Cümlenin kandili yağ ile yansın, asla tükenmesin. Katıksız
verdiğimize yorumsuz uyulsun.’
9 “Gamda güne bakmadım, kanda aykırı görmedim,
düzde savaş vermedim” dedi, SARI SALTUK sözü aldı:
10 “Akyazı’ya uğradım, selam aldım
getirdim. ÖZ’ü sözü bağladım, ‘Hayır ALLAH’ım.’ dedim. Çeşmeler akar
durur, ocaklar yakar durur; nasip geldi YÜCE’den, kucağa döker durur”
dedi, SARI SALTUK yürüdü. (Ak yazıdan murat ne
dedeciğim?) ERENLER’in durağı.
11 OMAR der ki: “Ağırlığa söz eden,
eksiğini kapasın, sözü ÖZ’e bağlasın. Göz açılır semaya, el atılır
yamaya, aldık verdik cümleye.” dedi, OMAR sözü bağladı.
12 Çoğu azı bilmezsen, kışı yazı
sormazsan, kardan nasip almazsan; kordan güzeli bulmazsın, sen de sözde
kalmazsın. Söz ile ÖZ ile BİR olalım, BİR’de kendimizi bulalım. Bu
güne geldik, niyazdan dönmeyelim. Sayfayı çevirelim, yolda sakın kalmayalım.
ALLAH’ıma emanet olunuz. (e’nin ricasına cevap
verecek misiniz?) Olumunu bilir. Niyaza devam etsin, cevabını
alır, düşüne dönüşür.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH