26 Mayıs 1981
(Sohbetin
konuğu: ü.u)
(‘İlim ve
bilim, doğumla ölümün anahtarıdır’ demiştiniz. Bizim imkanlarımızla
bu kilidi açmak olanaksız olduğuna göre, öte alemin bize yardım etmesi
gerekli bence. Sizin üstlendiğiniz görev, ALLAH’ımın İZNİ’ni gerektirecek
kadar önemli olduğuna göre, bu düğümü çözmek- sanıyorum ki- sizinle
mümkün. İnsanlık hayrına vereceklerinizi, hayli uzun süredir
düşündüm. Almaya hazır olmadığımız için, ‘Yeni’ dediklerinizi vermeyi
ertelediğinize inanıyorum. Lütfen bize öğretmek istediğiniz bu
bilgileri; anlama, idrak ve önemini kazanmak için, ne yapmamız gerekli söyler
misiniz?)
MEVLÂNA’yım ben!
1 Kumda YUNUS misali yürürsen, havada zerreleri görürsen;
düğüm sana açılır, dar geçitten geçilir. Yol sizin, yolcu bizim. (Hepimizin müşterek bir gaye
içinde olduğumuzu mu söylüyorsunuz?) EYVALLAH! (Müşterek gaye nedir?)
Doyumu bilmek, kendinde olanı bulmak, hakikat düğümünü çözmek. Kendini
bilmeden hakikati bulamazsın, zerreleri bölemezsin. Önce sizlere verdik, alan
alır kendini bulur. Önce, uyum sağlanır, katıyı yumuşatırsın. Buzu
güneşe tutarsan erir. Güneş, sevginin örneğidir,
yaklaştıkça eritir. (Güneşe
nasıl erilir? Düşünerek mi?) EYVALLAH! Düşünce, sevginin
anahtarıdır. Düşünmeden ilmine eremezsin, bilenden olamazsın! Bildiğin
zaman, sevgisiz kalamazsın. Daha önce verdik: Aça toka el verebiliyorsan, iyiye
kötüye gülebiliyorsan, yağmura çamura, yıkana yı(a?)kana ‘HAK’tan!’
diyebiliyorsan, anahtar elindedir, kainat gönlündedir. Görevini bilsen, kendini
çözersin. (Görevim nedir?)
Doğana güç vermek. Yeniye. Doğanın ebesi! (‘Yeni’ vermek için görev aldığımız bilgiler mi?)
Elbet! Kuşak geçerlidir. Ne var ki, yeterli değil. (Kuşak deyimi ile neyi
kastediyorsunuz?) Yeniyi. Sağlıklı tutmak için bele sarılan kemer. ‘Yüze
tamamlayacağız’ dedik, daha önce verdik. Ekibin yeniye açılan kapıda
görevi sayıya değil, sevgiye yönelmesini sağlamak. Çözümü olacak,
sevgi santralı kurulacak. (Bu
santral neyi sağlayacak?) Dünyaya sevgi üreten santral.
2 “Ekibin iki görevlisini günde verelim” dedi, ALİ
sözü aldı:
3 “Ekibin sözü, ü’nün. Kuşağı elinde tutmaya ,
elden ele yayın yapmaya geldin! Saymaya gerek gördüğün yerde sevgiyi
iletirsin, iletene santralı gösterirsin. Gölgeyi geçene ışık ver ki
görsün, ‘Daha güzel.’ desin. ‘GÜZEL, ne güzel verdiğin. GÜZEL, ne güzel
gösterdiğin. GÜZEL, ne güzel bana yazdığın’ dedik, HAK YOLU’nda
kendimizi bulduk, görevini günde kutladık. Eğitmen z. Adını sizlerle
kutladık. (z ile birlikte mi
çalışacağız?) ü, GARİP, z. Yüz birinci GARİP
değil mi? Ekibi tamamlayıp, açılan kapıdan her dileyene yerinde
olduğu gibi, yarında da hizmette kalacaksınız. Ekibin düzeninde yer
alacak. (Yani ben, Sabahat
Abla ve z üçümüz mü?) EYVALLAH! (Ekip kaç kişi olacak?) Yirmi yedi. (Yüzün dışında ayrıca mı?) Değil,
yirmi yedi, yüze bağlanır. Planın dahilinde. Yetmiş üçün üzerine
sayarsan yüzü bulursun. ‘On birler’, ‘Yediler’, ‘Kırk birler’, ‘Yonca’,
‘Altılar’, ‘Dörtler’ ve ‘Yirmi yedi’. Yüzbir de GARİP. Günü geldikte
verilecek, o’nun adı da söylenecek (j’nin eşi o mu?) Evet.” dedi ALİ yürüdü.
4 Ak ile kara silinecek! Yağmur ile çamur sevilecek!
Her lokma, sevene sevmeyene bölünecek! Dalga var ise denizde, sakin kalması
beklenecek; gine de yola devam edilecek! Veriyoruz. Nefis senden korktuğu
günde, anahtar elindedir. Sen nefsinden korkarsan, eğitene gelirsin. Yani,
yardımcı çağır. Unutma, nefsini nasıl yendiğini, kendinde olana nasıl
yenildiğini, kendini bulduğun günden nasıl sevildiğini, ve ne
olursa olsun sevdiğini. Elbet görevin ağırdır. Unutma geçirdiğin
en ağır imtihanları. O gün, bu günü
getirdi. (İmtihana
ne gerek var?) Dünyada da öyle değil mi? Okulu bitirmeye imtihan,
işe girmeye imtihan. Elbet, makam almaya da imtihan gereklidir. Görev alan
her kulu bilsin ki, HAK kendisine makam vermiştir. Her kulunun görevli
olduğunu söyledik. Ayrıca görev verilenler, makamı açıklananlardır. Yol
Münasip diyelim, YUVA’mıza yerden göğe niyaz edelim. Görevlilere ALLAH’ım
yardımcı olsun, YUNUS misali verdiğimiz her kulunda, YUNUS’tan örnek
gördüğümüzdür. ALLAH’ıma
emanet olunuz. (‘Yeni’ ne
zaman verilecek?) Yirmi yedi tamamlandığı zaman. Gelişe
verilişe, gene program dahilinde sunulacak. Gerçek açık-açık okunacak, her
arayanla dokunacak. ALLAH’ım cümlenizin yardımcısı olsun. Sohbetleri açık-açık
okursanız, satırlar arasındaki sırları çözersiniz. Verdiğimiz yazılar,
bilinenin ötesindedir. EYVALLAH!
ALLAH’ıma emanet olunuz.
ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH