20 Haziran 1981 

(Felçli bir çocuğu şifası için alındı)

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kuyuya eğilmeden yürüyecek, kendine geleni yerinde bilecek. Cümlenize selam olsun, DOST KAPISI açık kalsın.

2 Katı yerde yatırın. Yerden göğe niyaz eden ile elini tutanı bildiğin günden, ‘Şifasına el atayım’ dediğin güne kadar geldik. ‘Dayandığı kadar verilsin’ dedik. Soyunduğu yerde SAHİBİ’ni bulacak, ‘ALLAH’ım SEN’den...’ diyecek. Konuk gelenin YUNUS’a diyeceği nedir? (Konuk gelenden kim kastediliyor?) Yavrunun babası.

3 “YUNUS’um geldim, her yerde VEREN’i gördüm. Vardığı yer O’ndandır. Elini elime aldım. EYVALLAH! Eskiyeni bilmedim, güzel çirkin bölmedim; ‘Yerden gelen yerden olandır’ dedim, yavrunun şifasına niyaza durdum. Kundak yarası değil. Yerden aldığına, kemikte bulduğuna geldi. DOST KAPI’sı açıldı, girdiğin günden sayıya verildi. YUNUS ile el ele, cümlenizde hal dile. ‘Sözü ile geleceğiz, ÖZ’ü ile bileceğiz’ diyesin, MEVLÂNA’nın yolunda YUNUS’un kolunda kayguları sileceğiz” dedi, YUNUS’um selamladı yürüdü.

4 Altı gömlek sayarsan, altı mendil koyarsan, yerden geleni sileceksin. Yoğurt bal yedirin, kemeri belden çıkarın, koyun postuna oturtun. Yün olsun, bedendeki devreyi kolay sağlasın. ALLAH’ıma emanet olunuz. ‘DOST elinden ‘ dedik ya. Kendine değil, kendinde olana bak! Kendinde olanı bilenin Güneş’i gönlündedir. ‘Yakmaz.’ dediğin, bedene bakmaz! Çünkü beden öyle imtihanlardan geçti ki; gönlünde güneş açtı, kainatta her zerreyi gördü, en güzeli seçti. ALLAH’ım senden RAZI olsun alacağın görevde yerini bildirsin. Seherde yer gören, seferde tur alır, KABE’de gönlü kalır. Alan bilen sendedir, zengin fakir kapında. ALLAH’ım RAZI olsun, verdiğine bin katsın!..

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH