2 Ağustos 1981

Sözlü Tebliğ 1

1 Beden, kafestir,
   RUH, nefestir.
   RUH, bedende tekamül etmez!

Sözlü Tebliğ 2

1 Kainatta hiç tekerrür yok. Dünya sadece bir geçit. Hiç bir zerre geçtiği dünyadan bir daha geçmiyor. Noktadan başlayıp noktada son bulma.

2 Cümleye niyaza duran, kendinde bulur, derya üzere olur. ALLAH; denizleri ovaları, dağları, mağaraları yarattı. Ama güneş; dağda, ovada, suda. ‘Mağarada yaşayım.’ dersen güneşi göremezsin, RAHMET’e eremezsin! Güneş kendi bilgisini vermek için dünya hizmetindedir. Dünyadan almaz, sadece verir. Işığında ısısında bilgisi vardır. Güzellik odur ki mağarayı görelim, bilgimizi taşa toprağa verelim. Gelen alır, geçen verir, göçen sırrını görür. (Mağara bedenimiz, bencilliğimiz, kibrimiz mi?) Karanlığımız. (Nefesten ne anlamamız gerek?) Nefes O’nundur. O’nun için tekrar yoktur! Gelen geçer, büyük çarkta yeri vardır. Ölmeden ölen, kafesin kapısını açabilendir. ‘Kafesin kapısı nasıl açılır?’ diyene de ki: Nefes sevdikçe genişler, coştukça taşar. Ciğerlerin misalidir. SEYYİD ÖMER nefeste, GARİP kaldı kafeste. Tuzu tozu bileceğiz, her sebeple vereceğiz. Topluda değil; bilenlere, uyanlara satır satır açacağız.