6 Eylül 1981 Buca İzmir
MEVLÂNA’yım ben!
1 'Konuk geldik diyelim, tatlı aşı yiyelim. Sohbet
HAK'tan, niyet kuldan, giden yoldan. 'ALLAH'ım şükür.' dedik, hal ile
olduk, hal diyenle bulduk, AŞKI ile dolduk.
2 Sefer YUVA'ya açık, seher cümleye. 'Kuyuya indim' diyen,
konuya nokta koyandır. Aynayı aldığımız, her sorana verdiğimiz
açıktır. Kement atılan her olay, vergiye geçmez; kul verilenden dilediğini
seçmez; alaya dahil olan, gün yetmedi diye kaçmaz.
3 “Su içtim kana-kana, AŞKA düştüm yana-yana,
O'nu buldum döne-döne. Ak koyun kara koyun, oynanmaz halka oyun" dedi,
PİR SULTAN ABDAL söze geldi:
4 “Ben aldım HAK'tan bildim, sen aldın halktan sandın.
Değişen nedir? Aynayı tutan değil tutturanın maksududur. 'Kapı
açık geleceksin, gönül açık güleceksin' dedi, MEVLANA müjdeledi. (Yuvanın sahibine, a) Konuk
olma sahibisin gönül yapının. Kumun yerden çoğaldığı özgü günde
yayıldığı bilinir, adımında her tane sayılır. Zaman dursa ak ile kara
silinir. Gölgeyi bilmezsen, rüyalar bölünür. RESULÜ'ne varsam, halime dursam,
HAK ile BİR'liği bulsam; ne tane ne hane görgümü silmez. Onun için
her adımına selam ile giresin. (a’ya
mı?) EYVALLAH. 'Kapımı kapatma ALLAH'ım.' diyesin. Elbet gönül kapını.
Gönül kapısı açık olanın hane kapısı kapanmaz. ÖZ'de bulduğun, sözde
verdiğindir. Her kulun sözü, ÖZ'ünden çekirdektir; muhakkak diktiğini
bulur, meyvesini günü geldiğinde alır.
5 ER olsun gür bulsun, görevini gittiği
yerde de bilsin. ( Ne gibi?) Daha
önce verdik."
MEVLÂNA'yım!
6 Almayı bilen her kulu, görevini nerde olursa
olsun sürdürür. Elindeki malzeme, gönlünden gelendir. Yuvanın düzeninde miyyar
ararsan, kendinde olanı 'Düzende buldum' deme, YAZAN'dan bil. Bellediğin O
değil, O'ndan gelendir. O senin ile senden değil, sen O'nun ile
O'ndansın. 'Gel.' diyene uyarsam, gönlümde olanı duyarım; 'OL.' diyene uyarsam,
YAZAN'dan bilirim. 'OL.' diyen elbet RABB'imdir. YAZAN da.
7 Ağacı dikersin, köküne su dökersin;
meyvesi senindir, çekirdeği cümlenin. Meyveyi her kulu sular; ne var ki, meyvesini
sahibi toplar. Soyunduk güzele ağaç misali. 'Ne demek?' dendi: Her
ağaç, günü geldikte yaprağını döker, kendini yeniye hazırlar. Elbet
değişen yapraktır. (Yapraklarla
söylemeniz aynı mı?) Değil. Sorduğun, gölgesini
yıkayandır; dediğimiz kendisini yenileyen. Her konu ile yeniye daha
yaklaşırsın.
8 'Almayı diledik, her vereni aradık.' diyenin
defteri çok olur. konunun çokluğu değil, kanının tekliğidir
önemli olan. Kan değil, kani olmak. Döktüğümüz olmaz. Azla bizden
değil. VEREN'den hata gelmez. Devreden her konu, ayrı voltajdadır. (Konudan maksat nedir?) Yorumu
soranın kumu aldık diyenin konusudur.
9
Aydın olsun gününüz, açık gelsin konunuz.
SARI ANA bacımız, kutlu olsun haccımız. Görmeyi değil varmayı
dilediler,
halk ile HAKK'ı aradılar. ALLAH'ım RAZI olsun, her alan mutlu kalsın.
"Şarkı söyledim almaz, türkü söyledim bilmez, eline kaval verdim
çalmaz." dedi, SARI ANA ALLAH'ıma havale etti. "Her alan benden
bilsin, 'Olmuyor.' diyen, gülsün. Beraber şarkı söyleyeceğiz, türküyü
belleyeceğiz; kavalı çoban ile birlikte dinleyeceğiz." dedi,
selam ile yürüdü.
10 (Seher
vaktinde kalkmak, 'kırk gün' için midir yoksa, bundan sonraki günler de dahil
midir?) Ömrünüzün sonuna kadar, kumun her tanesi kadar. Sevabı olan
günlerdesiniz, elbet günahı da büyük. DOST KAPISI her dileyene açıktır. Dile,
gönlünü aç. Silinen sendendir, bilinen HAK'tan. Yerden göğe
bildiğimiz, her satırını izin ile verdiğimiz açıktır. (Silinende mi?) Görmedim diyene de ki: 'Göreceksin,
silinen ile ereceksin.' Her kulu layıktır açtığı ile. 'Günahım?'
dediğin, kayguya düştüğün her olay silinir. EYVALLAH. Kendini
kendine sor, kendinde kendini yor. De ki: 'Her konu O'ndan, O'dur bana tek
YAR.' Senden benden aldığın, kendinde bulduğundur. Kendinde
bulamazsan, kapı-kapı ararsın, her yola durana sorarsın. Aç ile tok beraber
oturursa, konu ayrı olur. iki tok sudan, iki aç aştan söz eder. Onun için
her konuya yer verdiğimizde, alabilen ile beraber oluruz. 'Alamayan?'
dersiniz: Alamayan, almak için gelmeyendir. Konumuz asla değişmez,
denilmesin 'Gelişmez.' Olay konuda değil, konuktadır. Onun için her
sohbette 'YUVAMIZ' deriz. Konuk olmadığımızı açıklarız. (Her gelen YUVA'nın sahibi mi olur?) EYVALLAH.
11 HAK ile BİR'liğe yol alalım, cümlemiz seni beni
bilelim; dört duvar her konuyu örter, YUVAMIZ'da bunu bilelim, her düğümü
öylece çözelim. ('Dört kapı'
nedir?) Her yapıya dört kapı gereklidir. EYVALLAH. Aldığımız
verdiğimiz, bildiğimiz uyduğumuz açık kalmalı, her dileyen
düşünceye dalmadan girmeli. Gizli olan her olayda tereddüt vardır. Kumun
yolu açık kalsın, Mehmet kulu yardımınızda olsun. (n'nin rüyasına mı?) EYVALLAH.
12 MEVLÂNA'yım. Yerden göğe veririm, her
zerreyi severim. 'Gördü görmedi.' demem, pişmeden aşı yemem. Kaşık
elde olalım, YUVAMIZ’ı öylece bulalım. Her halde olanı sevelim, 'Duvar açıldı.'
diyelim. ALLAH'ıma emanet olunuz. (Açılan
duvardan murat nedir?) Açılan duvar meydanı verir; meydanda her
dileyen olur, gelse gelmese bilir. ALLAH'ıma emanet olunuz. (Her kapıdan verilenle son kapıdan verilen aynı mı
olur?) Daha önce verdik: Gönülden aldığın gibi, yorumda
olduğun gibi kal.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
Resim verilir:
13 "Yazdım yazı taşına toprağına,
gezdim gözü yaprağına çiçeğine, verdim sözü aklına gönlüne."
dedi, SARI ANA bacımız resmini verdi. Daha önce verdik, 'Her satırı oku.'
dedik.