9 Ekim 1981

(Sohbetin konukları: a, h)

MEVLÂNA’yım ben!

1 Bağda üzüm gördün mü, kuruduysa serdin mi, her kulunu sardın mı; 'ALLAH'ım!' diyeceksin, kendini bulacaksın. Selam olsun, seven görsün.

2 Bülbülü öter dedim, gülünü açar sevdim. Aldım verdim, niyaza durana yol verdim. Umutsuz olana: 'Gönülden arındığın, olumsuz sarındığın yargısını sil.' dedim. Gelen BİR'dedir, gönlü gözdedir; yerini aldı HAK ADI'na sözdedir. Yazdan kıştan yakınmadan, olaylardan sakınmadan dünya gününü yaşadı, YEMEN'den aldığı gibi kaldı. Görgüyü değil, sergiyi denedi. YUNUS'um der ki: "Yolunu değil, kulunu YUNUS'a benzetti. Azdan uzak, çoktan yolunu verdi. 'DOST KAPISI'nda kul olayım, DOST haline yol alayım.' dedi, selamını iletti." 'Ahmet Mehmet değil de 'Oğul' deyiniz; beni benden gönlün ile alınız. Gayeye değil, gemiye hizmette olduğunu biliniz. 'Dileği var mı?' dediler, dileksizlik yerimdir.' Alemden yerini aldın, kendinden kendini buldun. Hizmeti RESULÜ'nden aldın. Olmuş olandan, geçmiş kalana söz edilmesin, hatalı diye kuluna yargıya düşülmesin. 'Olduğu gibi bildin, gerçeği ölmeden gördün. Öleceğini biliyor idi. Duasını önce kendisi, sonra benim için yapsın. DOST KAPISI'nda yer alsın. Desin ki: 'Dünya bağladığı kadar çözer de.' Demde yerini bilsin, kendini kendinden arasın. Ben olduğum gibi kaldım, dünyayı konut diye gördüm. Anan da öyle görsün, geleceği güne kendini hazırlasın. 'Her çocukta oğuldan zerre var.' desin, onları sevsin. Sevmese de sevindirsin. 'Oğul, çocukları çok sevendendi; babasını gördü geçti. Selamın alsınlar, 'Her anıldıkları an yanlarındayım, bilsinler.' dedi.

3 Günün güzelliği, sevenler ile güneşlenir. Her kulun yargısı kendi kapısında kalsın, aldığını bildiğini birbirine eklesin. Desin ki: 'Ben O'ndan, ben benden, ben cümle ile ayrıya düşemem; düştüğüm an, yolumu seçemem. DOST KAPISI bana açıktır eğer geçersem.' Daha önce dedik: 'YUNUS ile yerden gökten alışır, verdiği her sözü paylaşır; gerçeği çözemez, onun için kaçışır.' Açık kalsın, 'Selam.' desin, her kuluna DOST hali ile dursun. Seven ile sevinsin, suyu kaynağından taşısın. 'Yoruldum.' diye şikayette olmasın. Sevap diye yapılan her hale, şikayetsiz katlanalım, yorumsuz kalalım.

4 Gözlem güzeldir özleyene, düzen güzeldir gizleyene. 'Gelsin'' dedik çağırdık. a. Yapıyı dünden kurduk, gerektiği yerde taşı kırdık. Görevini alacaksın, çatıya bayrak olacaksın. Senin ile görülecek, sevince düşenler senden bilecek. Güzelliğin sevincin bayram sembolü olacaksın. Kederden, kaygudan uzak kalacaksın. Bil ki: sancağı olmayan birliğin adı da olmaz, andı da; rengi de kalmaz, sesi de. Görevinin özelliği, kendinde olan, kendinden gayrıya duyulan saygındandır. ALLAH'ım RAZI olsun. Görevinin verdiği, kendinden kendine döndüğündür. Sayan, sayılandandır. Olduğun gibi yerini bilesin, kumda yerini alasın. ALLAH'ıma emanet olunuz.

5 YAHYA. HAZRETİ YAHYA. Ellerini açsın, yüzünü HAKK'a çevirsin. Desin ki: 'SEN'den SANA gelene selam olsun, SEN'den bana kalana kulluk gelsin. ALLAH'ım, bende olanı bana bıraksın.' Şükretsin.

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH