13 Kasım 1981 

MEVLÂNA’yım ben!

1 YUNUS ile geldik, söz ile güne durduk. Her olayı dileyene verdik. YUNUS'um aldı geldi, sözünü dürdü serdi. En güzeli, sizlerle buldu. Aynaya yer vereni selamladı. "Sözünü açıktan veresin, seveni kaygusuz göresin, alandan sorguyu silesin." dedi yürüdü. 

2 "Kuşun kanadı açık, görgüsü benden seçik. Daldan dala uçuşur, sinek böcek kaçışır." dedi, KAYGUSUZ söz diledi:

3 "Dalda elim olaydı, elde gülüm kalaydı; benden seni sormazlar, sende beni anmazlardı. Yaprak-yaprak dolduysa, meyveleri olduysa, güneş alıp erdiyse; benden değil O'ndandır!" dedi KAYGUSUZ yürüdü.

4 Alacağım vereceğim, her güzelde O'nun diye seveceğim. Almazsam veremem, vermezsem bulamam. 'Bunalım.' diyene de ki: 'DOST KAPISI'nda seni beni silersin, dünyadan ne anarsın? İçmezsen AŞK ŞARABI, yerini ne sorarsın?' Yerde O, gökte O, senden sana O! Dönmediğin kapı senindir, ummadığın yapı sendedir, ayağım götürmezse bilinmeyen yöndedir. Gölgeyi açamazsın dalları kırmazsan. Öyle ise gaye ağacın gölgesinden kaçmak değil oturmaktır. Gölgeyi 'Karanlık.' dersek kayguyu bildirir, ağaç gölgesi, tefekkürü.

5 'Geldim aldım, gönlümde muhasebeye daldım.' diyene sözüm: YAHYA elden tuttuysa, gönlüne AŞK kattıysa, açılan kapı sendedir. ('YAHYA EFENDİ' mi?) EYVALLAH! Ağacı dilenen yere dikersen, sana hizmettedir. Güzel, ölçüsünü sevenden alır.

6 YUNUS'um söze geldi, gönüllerde şikayet gördü. "Açalım içelim, konuk kimse seçelim. Aramızda konuk yoktur! El ele, diz düze, söz size oldukça, olumunuz gemiye benzer deryaya açılan." dedi, YUNUS'um yürüdü. 

7 "ÖZ'de alışılan, sözde çalışılan, düzde savaşılan güne geldik." dedi, ALİ sözü aldı:

8 "Satır-satır okuyalım, tezgah kurup dokuyalım. İplik aldık pamuk verdik, kumaşı dileyenin önüne serdik. Alsın örtünsün, HAK KELAMI'na bürünsün, karanlıktan sıyrılsın, gıybetten ayrılsın. Sözü bağladığı yerden her kulu tek-tek alsın, desin ki: 'Ben BİR'deyim, BİR oldum, BİRLİK'te buldum, BİR'e döneceğim. BİRLİK'ten ayrılırsam, karanlıkta kalacağım.' Söz ile sözü aldık, sevgide ÖZ'ü bulduk. Selamı ile geldik, 'Niyazda kalın!' dedik. 'ALLAH! ALLAH!' diyelim, seferden her geleni HAK ADI'na selamlıyalım. 'Sefer'den maksat, sehere uyanlardır, seherde ADI'nı duyanlardır; yer ile gökyüzünde, ak ile karaya yer vermeyenlerdir." dedi, ALİ cümlenize SELAMI'nı iletti.

9 Yıldız-yıldız oluşan, SAMANYOLU'na çalışan, günden güne alışan her kulu gönüldedir, sevenler gönüllerde. Alalım olalım, verelim bulalım.

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH