2 Aralık 1981

MEVLÂNA’yım ben!

1 YUVA'mız cümlenindir, gönlümüz gibi. Sözümüz cümlenindir, YÜCE'nin EMRİ'ndendir.

2 Gayret kuldan gelirse, ALLAH izin verirse, yazan, yazılan olur. 'Olsun mu, olmasın mı?..' demeden, kul kendini yazar bulur. Daha önce verdik. 'Önce kendini kulluğa hazırla, sonra yolluğa.' 'Hazırım!..' demek değil, kendini eğitmek, eğitmek, eğitmek gerek! (Soru: Uyum mu?) Evet. Gönül kırdıysan, eğitilmiş değilsin; yorum yaptıysan eğitilmiş değilsin. Yorumdan maksat, 'işimi böyle mi yapsam, öyle mi?..' dedin mi, eğitilmiş değilsin. Her işinde; 'ALLAH'ım YAZDIĞI gibi işlerim, ALLAH'ımın YAZDIĞI gibi düşlerim.' dediğin gün, eğitildiğin gündür.

3 Her yazımızda verdik, 'Uyumlu ol!' dedik. Sevgi dolasın, güzelliği her olayda göresin, saygıyı küçükte büyükte uygulayasın, HAZRETİ FATMA'nın haliyle hallenesin! Sevginde asla duman olmasın! Gününü kendin değil gönlün yönetir, aklın donatır. Yoluna çiçek dikersen, açtığında toplarsın. Ayağından geçer günün yorumu, günün konusu.

4 YUNUS'um der ki: "Yoğun yenilen, demde gününü doldurur, amade olduğun gün genden kurtulur. Gen. Yumurta elde kalmaz, soysan soğanın tadını silmez; kulu yerini bilmemişse asla gülmez. Silelim uyumsuzluğu, bilelim doyumsuzluğu. Cümleye, uyumsuz olan her kuluna.

5 Yolunu yerinde bildiğin gün, yerini kendinde bulduğun gün, kendini cümle ile BİR tuttuğun gün, ayrıya düşmeden alalım, sevgiyi cümle ile bulalım. ALLAH'ıma emanet olunuz, yapıya uyanı 'ALLAH'ımdan...' deyiniz!"

ALLAH'ıma emanet olunuz.

ALLAH'a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH