|
6 Şubat 1982 MEVLANA’yım ben! 1 Kapalı her kapıda, görülen her yapıda, göze batan hata olur, gerektiği yerde üzerine alçı vurulur, tuğlası yontulur, yeter ki bacası tütenden olsun. 2 Ateşi yakan kendini bilsin. Her satır BİLEN’den yazılıdır, her sahife ‘Kulu muyum?’ diyenden okunur, okuduğun halde dokunur. Halim kullukta ise, örtü koyduğum her olay açılır, sefere çıkan yolcuya çıkın verelir, doyasıya değil bitesiye yenilir. 3 Mümin kulu her olayda ağlarsa, amade olduğu gündedir. Ağlamaktan maksat dert yanmak değil, YAZAN ile kaynaşmaktır. 4 Çözeni elimdedir, gezeni dilimde, bilenin gönlünde. Günün yorumu dersin, sepette kalanı söylersin. Sepette kalan, sana vermez, söze söz katana, niyazın ses vermez. Ayağın yemenide olsa, dünya sana dar gelse, yazında gelişen gönlünde oluşan asla silinmez. 5 Kapılır açık sana. Aldığın kadar vediğin, her sahifeyi ‘Kulu...’ diye okuduğun görülür. Açılan kapıda gördüğün, YUNUS ile sorduğundur. Elbet MEVLANA. 6 Ağaç altına otur, gönlünde sevgini götür. Göreceksin, her satırı çözeceksin. Kazan kaynasa bile, sen tatlı aşı kaynatacaksın. 7 Oruca değil, konuğa yer veriniz. Oruç, gerçek yargıyı bulabilmek için tutulur, konuk ile her dilenen paylaşılır. Onun için, konuğun var ise sevabın daha büyüktür. Konuktan maksat, sende olanı paylaşmak. Konuk eğitmenin de sevabı büyüktür. Paylaşmanın ölçeği yoktur. Aldığın işaret, dilediğindir, dilediğinin sesidir. 8 Kapıların açık olduğunu söyledik. Her olayı hal eyledik, her
güzeli yol eyledik. GÜL’ü dedik, çiçeklerin hepsini sevdik. ‘Seven ile
buluşalım, her kulu ile oluşalım’ dersin. Elele verelim, sabır ile
çalışalım. ALLAH'ıma emanet olunuz. ALLAH'a ısmarladık.
|