16 Ağustos 1982

(Sohbetin konuğu h) 

MEVLÂNA’yım ben! 

1 Katı geldi sözümüz, HAK’tan verdi ÖZ’ümüz, dünyayı gördü gözümüz. Benden sana değil, her olay O’ndan O’nadır! Hizmet verildi ise, alınmaz; verilen asla silinmez. Çevreyi dolanan, ‘Gelen, gülen.’ diye salınan, gördüğünü silemez.

2 “Yaprağı açtığım gün, sözümü verdim; ‘Yerini bilenin kaydıdır.’ dedim” dedi, ALİ söze geldi:

3 “Hayrette kalmayınız. Olaylar ile toprağı deşmeyiniz. ‘Düğümden kaydı.’ denilen; her düz denilen yerde, kendinden kendine sorguya düşendir. Görevin ötesine yer almayı dilersen, senden seni değil, O’ndan seni bileni düşün; de ki: ‘Bana verileni yaptığım gerçektir.’ Ne var ki, olumsuzluğa değil, her an tazelenen zerrelerde kendini ara; sorgusuz kal bekle.” dedi, ALİ yürüdü.

4 Aldım verdim, her olayda hizmet ile himmetin beraber olduğunu gördüm. ‘Yol bizim.’ diyelim, her zerrede kendimizden olanı düşünelim, her zerrede O’nun BİRLİĞİ’ni bulalım. Sorgusuz kalalım, beklenilen günde değil, EMREDİLEN günde sözümüzü verelim. 

5 ‘ç’nin görevi nedir?’ denilir: Döne-döne buldu, olduğu hale uydu; seçtiği görevde değil, seçildiği göreve getirildi. (ç bu 41 görevliden biri idi) Her görevi mukaddes bilelim, ‘Senden benden.’ demeden seyri görelim. Seyirden maksat oluşum, yıldızların bulduğu düzen misali. Seyir ile görmek, aynı değildir. Seyir, gelip geçen.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH