|
8
Kasım 1982 MEVLANA’yım ben!
1 Yumuşak yolun yolcusuna selam.
Kumun verdiğine uyan,
gönlünden geleni duyan,
SAHİBİ’ne yerden göğe inananda,
hataya düşmeyenlere selam.
2 Yapıya verileni deriz.
'ER yolunu çizer' diyene
de ki;
'Yolunu gör,
olmazsın kör.’
Soyunduğun
olayda
sorumluluk dert değil.
Kalem kağıt çizene,
yazı verdik çözene.
Dayandığın güçten,
kaçındığın suçtan
ALLAH’ım seni korur.
3 Yazı verdik DOST diye,
yoldan
aldığın niyazı ile gününe verdiğin
bilinir.
Gölgede olduğun günde dahi,
seni yalnız bırakmayan,
güneş ile donandığın gün bırakır mı?
Sazı sözü eyledik,
yolda kulu bekledik,
yüzümüzü sakladık.
YUNUS yolumun özü,
bedene geldi gözü,
kendinden aldığı gibi,
cümleye verdiği kadar dilerim. 4 Kendinden gayrıya
kavgaya düşme.
Konular açıktır,
kökünü deşme.
Ağacın gölgesinde olduğun,
HAK
ile birliği bulduğun,
YEMEN’den gelen suyun akışından
kendine döndüğün söylenir.
'Kuzu meler oyun yok,
yolun açık suyun
yok' derlerse de ki;
'Her kuzu otu arar, her yolcu
hancı sorar.
5 Yolcu olduk hanı bulduk,
hanı hancıyı geçtik,
özlenen yolu seçtik.
Suyumuz dileyen her kula yeterlidir,
bilgimiz erlik yolunda tutarlıdır.
Olmayandan değil,
olandan nasibini alasın.
Nasibin nerde olursan ol
seni bulur bilesin.
'Yokluk' deme,
çokluğa dönüşene yöneldik.
Kapılarda her gördüğümüz kula
selama durduk.
6 Dostluk eğitime değil,
nefsinin öğütümüne bağlıdır.
Nefsini öğütebiliyor isen
DOST
kapıları sana hepsi açıktır.
Gerçek, yüzünü her zaman
aydınlık göstermez.
Ne var ki,
her olayda
gerçeğin dışına çıkılmaz.
7 Düzen senden çok hizmet bekliyor
ise,
gücünü esirgemediğin müddetçe
asla yardımsız kalmazsın.
ALLAH’ım hizmetine karşılık
HİKMETİ’ni
esirgemez.
Senin ile O’nun arasında
asla gölge olmaz.
Aynaya baktığın gibi,
yüzünde O’nun izini görürsün. ALLAH’a ısmarladık
|