26 Ocak 1985 Cumartesi

MEVLÂNA’yım ben!

1 Gölgeleri silmeden, güzelleri bilmeden; aldığını bilemezsin, sevdiğini övemezsin. Cümlenize selam olsun, seferden sehere niyaza gelsin.

2 “Adım attım düzene, gönül verdim YAZAN’a, güzel dedim gezene. Elden ele verdiğiniz, her niyazda sorduğunuz; yapıya taş olmak mı, akılda baş olmak mı? Akılda düzen vardır, düzende yapı; dilersek güzeli, açarız kapı.

3 Cümle ile paylaştığımız, gönülden HAY’laştığımız; gönülden dumanı atar, sevgi ile dilenen eli tutar, aldığımı verdiğimi birbirine katar. Gelelim sofranıza, açalım sohbeti.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

4 “Balığın boynuna ip bağlasam, ele alıp yola çıksam; balık yaşamaz, yolu aşamaz. Atın başını bağlasam, dilenen yolda yürüsem; kimse bana şaşmaz. Bil düzende atın itin yerini, bil düzende otun bitin yerini, bil düzende güzel çirkin verimini. ‘Ne dilersem HAK yolunu bulayım?’ dediysen; her yaratılmışı yerinde koy, gezsin, sevgisini dilediğince paylaşsın.” dedi, YUNUS’um selamladı.

5 “Havuz gördüm doldurayım, taş buldum kaldırayım, ben güzelde çirkinde gönüldeki gerçeği buldurayım.” dedi, PİR SULTAN ABDAL sözü aldı, aldı da doldurduğu havuza daldı, bir öğünde bir yolcu ile kaldı, sohbetin güzelini öylece gördü, kendinden kendine sordu:

6 “ ‘Havuza girdim doldu mu, dilediğin balığı aldın mı, akan suya saldın mı?’ Öyle ise, havuz yapıma yeterli değil; HAK bilgisi ne gölde, ne çölde biterli değil. Deryaya dalacağım, dilediğim balığı alacağım; RABB’ime niyaz ettim, halimi RESULÜ’ne uyduracağım.” dedi, PİR SULTAN ABDAL ‘Yollar açılsa, açık yoldan geçilse…’ diyene selamını iletti.

7 “ ‘Oturduğum post benim, uyardığım DOST SEN’in ALLAH’ım.’ dedim, kendi kendime hizmetimi peyledim, ‘Olmaz.’ diyeni payladım. HAY SEVGİLİ HAY, SEN’den SEN’i dilerim, huy ile gideni SANA emanet ederim. Düşmeyi dilemem, düşürmeyi asla; taşmayı sevmem, taşırmayı asla.” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı.

8 “Tepsi aldım sofraya, ‘Gelsin yesin, lokmama ortak olsun.’ dedim de her lokmamı paylaştım; senin benim sözüme, gönülden gelen sevgi ile dertleştim.” dedi, RABİA sözü aldı:

9 “Sayfaları her açtığında, satırlara hep baktığında, KİTABI’nın verdiğini gönlüne her kattığında, ‘SEN’in ile olurum.’ dediğin her gününde; güzelleri paylaşırız, gölgeleri sevgi ile uzaklaştırırız, açan güllerin rengine, soylu olan ahengine DOST ADI’na yaklaşırız. Adıma uymayanı, sil at gönlünden. (   ) EYVALLAH. Dumandan uzak kal ki; aldığın güzelin rengini göresin, bulduğun gerçeğin zevkini seresin, günün yorumuna kaygusuz giresin. Gün öyle güzel ki, geceyi silecek; gün öyle güzel ki, gecede en büyük yıldızı gösterecek, uymayan olumsuz sesi susturacak.” dedi, RABİA selamladı.

10 “Altın anahtarı elime alsam, dilediğim kapının önünde dursam, gelene gidene yolumu sorsam; ‘MERYEM kimden aradı, nereden sordu?’ derler, elma alır, armut yerler. Sevgim ile sardığım, ömrümde hep serdiğim; güzeli dileyene vereyim diye.

11 Altın anahtarı elime aldım, dilenmeyen her hali yüce dağlara saldım; ‘Gel dost olalım.’ dedim de, gelene gidene elimi verdim.

12 Yapraklar her yeşilden oluşur, toprakta hep yeşil buluşur; çevrene bakarsan, renkler her birine karışır. Her renk güzeldir, desteye almazsan. Niyazımız dileğince olsun, dilenen adımda DOST seni bulsun, soğuktan sıcaktan ayak uzak kalsın.” dedi, MERYEM selamladı.

13 “Sürüyü güdeceğim, sefere gideceğim; altın sahanı aldım, gümüşü satacağım.” dedi, BEHLÜL’üm sözü aldı:

14 “Okuduğun her satıra noktayı koyma; aldığını verdiğini say, senden gelmeyeni duyma; gönlünü soy, güzel gelene selam ilet, çirkin dediğine uyma.” dedi, BEHLÜL’üm yanımda olanı selamladı.

15 “Testilere su koydum, gelen çobana uydum. HAK SÖZÜ ede-ede, HAK YOLU gide-gide bilinir, ‘Beklenen günde şahı gelse…’ denilir. HAK SÖZÜ’nü dileyen söyler, HAK YOLU’nu bilen gider; ne şah, ne çoban ayrı sürü güder.” dedi, HACI BAYRAM söze geldi:

16 “Beklersen avı, haklarsın tavı; ne azı, ne de çoğu, nasibin kadardır çağı. ‘Gelse görelim…’ diyene, de ki; ‘Gelen giden gönüldedir, ilimde bilimdedir, DOST bilenin halindedir.’ ” dedi, HACI BAYRAM selamladı.

17 Yerden göğe söyleşiriz, gönüldekini paylaşırız; sevgimizde cümle alem, DOST KAPISI’nda bekleşiriz.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH

(Resim verilir: PİR SULTAN ABDAL ile, hemşireler hemşiresi.)