16 Eylül 1985

MEVLÂNA’yım ben!

1 Kuşak sıkı bağlandı, güzel hal ile eğlendi. Duman gönülden atılsın, her dileyen gönülden katılsın.

2 “Bohça aldık dost elinden, sohbet bildik dost dilinden, ayrıda gayrıda değiliz RESULÜ’nün halinden. Gölgeyi ağaçtan alırız, Güneş’i gönlümüzde buluruz, SAHİB’ine her kul için niyaz ederiz.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

3 “Bir destiye yeter demem, paylaşmadığım aşı yemem; deryaya attı isem odun, cümle dost gelmeden dalmam.” dedi, YUNUS’um selamladı.

4 “Doyduğum gün hevese, RABB’im dedim nefese. Alıştığım kafese yer bulurum, çevreye ser bulurum; bilemezsem HAK’tan diye, ben yolumu zor bulurum.” dedi, HACI BEKTAŞ sözü aldı:

5 “Atlı gelir düz ovaya, tatlı verir her sofraya. Yapraklarda okunur, nasibi dilediğine dokunur. Sefer dedik yumuşak, seher dedik aydınlık. Oymayı ele aldık, yoldan gelene sevindik; HAK YOLU’na uyana, yoldan gelir dedik. Saymayı bildiğine, ömürde uyduğuna cümlemiz şahidiz.

6 Ocağımız kuruldu, aşımız pişecek, gelenler kaşık alıp nasibine koşacak.” dedi, HACI BEKTAŞ sözü PİR SULTAN ABDAL’a verdi:

7 “Pak oldu giydiğimiz çamaşır, HAK oldu elin doğruya çalışır; gümüş destiyi alsan, altın gönüle yakışır. KEVSER. Üç günde bin tane oku, dört yol ağzına suyu dök, gönülleri kaygudan çek.” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı.

8 “Bağ bozumu geldi ise bağcının yüzü güler, yeni doğmuş bebeciği anacığı beler, RABB’im her kuluna nasibince böler.” dedi, HACI BAYRAM söze geldi:

9 “Dağa çıktım adım-adım, ufuktan nasib aldım, her çalıya danıştım; ‘Gelen giden bolca mı, akan sular gürce mi?’ Her biri niyaz etti, alan veren sevgi sattı, DOST bayrağını dostlar tuttu. Cümlemiz el ele verelim, her bir DOST’a soralım. Bir kelime güç verir, bin kelime sac verir, sevgi her kulunu güldürür.” dedi, HACI BAYRAM selamladı.

10 “Buğday dolu çuvallar. Akan su süreklidir, değirmen gereklidir.” dedi, HAMZA DOST sözü aldı:

11 “Bağlamadan sözünü, bulamazsın ÖZ’ünü; açmazsan gönlünü, bilemezsin sözünü.” dedi, HAMZA DOST selamladı.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH