20 Eylül 1985 Cuma

MEVLÂNA’yım ben!

1 Her günümüz güzelden güzele götürür, güzel olmayan bilgiyi bitirir. Cümlenize selam olsun, onurlu her kulu gönlünde olana selam versin. Desin ki; ‘SEN varsın bende, ben beni sildim SEN’de. Var olduğuma yerden göğe mutluyum, kulluğuma umutluyum’

2 “Yer gök selam verdi andımıza, dedi ‘İnsan ile geldik kendimize’ Ne YUNUS, ne de VEYSEL, ne HACI BAYRAM, ne de ABDÜLKADİR GEYLANİ sözünü bitirmedi, bağlı geleni yitirmedi; dost bağını üretti, yumağını cümle aleme pay etti. Cümlesinin selamı, cümlenizin gönlüne.” dedi, YUNUS’um sözü aldı:

3 “Bayram geldi sevindim, temiz fistan giyindim. Çoluk çocuk dağıldı, büyük eline eğildi. ‘Yer onların, gök onların’ dedik, ellerine mendil verdik. Ne kolay sevindiler, az ile övündüler. Dedim ki onlara; ‘Sen çocuk, ben geçmişte çocuk, gönüllerimiz alçacık’ DOST bağında çocuk kalalım, bir selam ile mutluluğa erelim.” dedi, YUNUS’um selamladı.

4 “Ağacın köküne suyu döktüm, yol aldı, dalları bağladığı yerde kaldı. Günüm gecem yetersiz oldu; ‘Niyaza durayım, RABB’im SEN’in ile olayım’ diye. Ne desem, nerde olsam, hangi kapıdan baksam; RABB’im ayrıda değil, senden de gayrıda değil. Ne dedim, nerde kaldım, ABDAL dedim söze daldım. Ayran için tas gerek. Alsam diye bekledim, desti elde sakladım; ‘DOST yolumu açtı da, tasa sahip olacağım’ dedim, sevindim.” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı.

5 “Her sofraya otururum, sözü ahiret ile bitiririm, soranlara kuru ekmek götürürüm. İster yesin, ister kuşlara atsın.” dedi, BEHLÜL’üm sözü aldı:

6 “Soframda olanlara söz versem; ‘Hallaç mısın, pamuk misali her konuyu dağıtırsın?’ derler, sonra da hazır şilteye konarlar. YAR ADI’nı ben anarsam, sen yanarsan; güzel olur, DOST’luğa misal verir. ‘Sen an, sen yan, biz kanalım’ derlerse, nefesim ziyan olur.” dedi, BEHLÜL’üm cümlenizi selamladı. 

7 “Ne gaflette, ne zulmette, BEHLÜL kendi bildiğince hizmette. Dağlara selam verir, sonra ovaya döner dağları şikayet eder. Eder de yolundan mı kalır? Elbet kalmaz. Çünkü, sevgisinde asla toz yoktur, bilgisinde yoz yoktur. Olduğu gibi, bildiği halde, gördüğü yolda yürür.” dedi, KAYGUSUZ, BEHLÜL adı ile söze geldi:

8 “Hancı sordu yolumu, dedim ki; ‘Geceyedir; güne varayım diye, yerleşmeyi bileyim diye’ Dedi ki; ‘Niceyedir?’ Dedim; ‘ Hacca giderim, SAHİBİ verdi ise sürümü güderim’ ‘Çoban mısın?’ dediler, ‘HAKK’ın EMRİ ne ise amelim odur’ dedim. ALLAH EYVALLAH, yarattığı güne ELHAMDÜLİLLAH.” dedi, KAYGUSUZ selamladı.

9 ER olduk yoluna, suların akışını gördük; hizmet verdik kuluna, gönülleri yakışını gördük; yıllar yılı, bilgiye bilgi katışını gördük; cümlemiz el ele olduk, ‘Selam’ dedik, YUVAMIZ’ı bildik. Cümlemiz ‘Selam’ diyelim, hizmet veren her kulunu cümlemiz selamlayalım.

10 “Yol açık geldik, gün açık gördük. Selam olsun, ALİ ile gelen ‘DOST ADI’na selam’ desin. Ayrı-ayrı vermedik, cümlenizi BİR gördük; ne güzel, ne de çirkin, ayrı kaba koymadık; her görevi, BİZ verdik. ALLAH’ım RAZI olsun, DOST KAPISI ömrünüzce açık kalsın. ALİ sözü aldı ise, DÖRT KAPI’da durdu ise; birinci, ikinci görevliye niyaz ediniz. ALLAH’ım onlardan RAZI olsun, cümlesine aynı hizmeti nasip kılsın. Niyaz üzere değil, hazır olan plan üzere niyazı verildi; MEYDAN’a yedinci görevli çağırıldı. ÖZ’den sözden ayrı kalınmasın, her birinin sözüne öbürü toz koymasın. Aldığımız bir damla, verdiğimiz bin damlaya bedeldir, sevgimiz cümle ile modeldir. Hoşnutuz, hoşnut olalım. Her biriniz, birbirinizi kutlayınız.

11 ALİ’yim, yolum RESULÜ’nün yoludur. ALİ’yim, HASAN ile HÜSEYİN ile geldim; DOST elini cümlede buldum, selam getirdim, sözü gecede bitirdim. DOST selamı, post selamı, kul selamı. ALLAH’ım cümlenizden RAZI olsun, DOST’luk çemberi elden ele büyüsün.

12 Haz ile, naz ile, gezdik bulduk göz ile. Sözümüzü aldık verdik, cümlemiz MEYDAN’a geldik. (z görevine aynen devam edecek mi?) Her görevli görevindedir; gönüllerin açıldığınca her görevli yerindedir. Geçirdim demeden bir damlayı alana, binbir niyaz edelim, akan suyu bulana hizmetinin başladığını bildirelim.”

(Akan suyun manası nedir?)

MEVLANA’yım!

13 Akan suyun varlığı; bilinendir, yıllar yılı alınandır, tıkanmayan, tükenmeyen, esirgenmeyen… Değirmen suya bakar, suyu kesilmeden akar; her eken, ektiğini biçer, gine gelir çuvalını değirmene taşır. Gümüş bakır bizedir, ekim dikim güzedir, niyazımız kozadır. Her alana selam olsun, güzel günde gerçeği bulsun. (‘Bakır’ ile ‘Gümüş’, madde alemi mi EFENDİM?)

(Resim verildi: HAZRETİ HASAN ve HAZRETİ HÜSEYİN)

14 Gönlümüz BİR’liğine, sevgimiz gürlüğüne… RESULÜ’nün sevgilileri. (HAZRETİ HASAN ile HAZRETİ HÜSEYİN mi?) EYVALLAH.

ALLAH’ıma emanet olunuz.

ALLAH’a ısmarladık.

LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR RESULULLAH