|
28 Kasım 1985 Perşembe MEVLÂNA’yım ben! 1 Güzel geldi ER sözü, gönülde buldu her sözü; doğduğu güne uyandı, YARATAN’a dayandı, her adımda kumda olduğuna inandı. Cümlenize selam olsun, ağacın her dalı elimize gelsin; suyun yüzünde yüzümüzün izi kalsın, taş toprak atmayalım! 2 “YUNUS sözü alırsa, güzelden güzele gelirse; her satırda selam verir, ‘RABB’im.’ der de, gönlünüzde olana gerçeğin getirdiğini bildirir.” dedi, YUNUS’um kendi sözünü kendi bağladı. (ER
kişi, kimdir?) 3 “Dağdan taştan dem vuran, yolun başında duran, komşu ile söyleşen, konuk ile paylaşan her kulu, ER’liktir yolu. Mimar temel bilirse, duvarı öyle bulursa, çatısına bayrağı eli ile koyar.” dedi, SİNAN sözü aldı. (MİMAR SİNAN mı?) EYVALLAH! 4 “Saçımın her telini kendim taradım, toprağın rengini kainatta aradım. ‘Dur!’ deseler durmazdım, bilmeyene sormazdım, gülmeyenden yormazdım. Güzele baktım, çubuğu öyle yaktım, betonu temele döktüm. Çocuk ile bir oldum, büyük ile hep doldum, ‘Bilmem.’ diyenin yanında kaldım; ‘Yan duvar eğri.’ dese, yıkıp yeniden ördüm. İnanç, imanımı bütünledi; iman, emeğimi tanımladı; gölgesiz adıma RAHMETİ’ni verdi, cümle alem adımı gönlüne sardı. El ele olalım, DOST halinde kalalım!” dedi, SİNAN günde gelene selamını iletti. 5 “Varlığında yoğun hizmeti bilirim, duyan ile DOST’u bilir, cümlesine gülerim.” dedi, HACI BAYRAM sözü aldı: 6 “Bakır sini meydanda yer alsın, kilimi serdiğimiz yerde kalsın, sofraya her gelen gönlünü açsın! Desin ki; ‘RABB’im bana da nasibini açar, her kulu gönlündeki gerçeği seçer.’ ” dedi, HACI BAYRAM selamladı. 7 “Doğduğu gün bilginin, beşiğini kurarız; dolduğu gün sevginin, sırlayıp ta kaparız; AŞK’a talib olduysak, demlenmeyi bekleriz.” dedi, PİR SULTAN ABDAL sözü aldı: 8 “Doymak, gayretin tükendiği yerdedir. Her kulunun gayreti bir değildir. Ayağımız, yolu buldukça götürür; aklımız, dilediği yerde bitirir; gönlümüz, ‘Yeterli değil.’ der ittirir; dostluğu o anda kurarsak, kendi kendimizle sonsuzda adımızı söyletir.” dedi, PİR SULTAN ABDAL selamladı. 9 “Doğru, eğriye gülmez; ‘Dost oldum.’ diyen, yolda kalmaz;
seferden gelenin seherde bulduğu, yalan söylemez.” dedi, HAMZA DOST sözü aldı: 10 “Çiviyi duvara çaktım, elimdeki heybeyi öylece taktım. Somun, sofranın malı; soylu, güzelin hali… Ayrıda kalmadan geldik, güzeli sormadan bulduk.” dedi, HAMZA DOST selamladı. (‘Hepsi bir BÜTÜN’de..’nin cevabı mı?) EYVALLAH. 11 “Gökyüzüne çivi çakamam, yıldızı alıp yakama takamam, doğduğum güne dönüp bakamam, her olayı olduğu yerden alıp dilediğim yere çekemem.” dedi, KAYGUSUZ sözü aldı: 12 “Dağdan indiğim gün ovaya, darlığı sildim; ovadan çıktığım gün dağa, güzelliğin sırrını çözdüm; gölgesiz kalan bilgime, öylece çizgiyi çektim.” dedi, KAYGUSUZ selamladı. 13 Ah deriz, vah deriz; gün gelir baklava börek yeriz, gün gelir suya
lokmayı batırırız; ne dengeyi bozarız, ne ahenge uyarız, aldığımız ile
benliğimizi soyarız; gün gelir ‘Bağlı olanı çözelim.’ deriz, kayguya
öylece düşeriz. Ne hekim, ne de hakim bildiğini çizerler, ne de
RABB’imin yazdığını çözerler; ne YAZDI ise, o çizgiden giderler. Onun
için, ne öyle, ne de böyle kayguya düşmeyelim, kapı-kapı gezip te
bilgimizden şaşmayalım! Dayanmaya niyet kurdu isek, umutsuzluk
sözümüz olmasın, damarda akan kandan kimsenin sorgusu kalmasın! 14 “Sevgiye yaprak olduk, meyve verdi dalda kaldık, günde güneşte gerçeğe doyduk.” dedi, VEYSEL’im sözü aldı, aldığına sevindi: 15 “Günü güne bağlarız, her bağında bekleriz, sefer söze geldiyse YUNUS ile saklarız.” dedi, VEYSEL’im selamladı. MEVLÂNA’yım Ben! 16 Kaydını her sorana okumak söz mü olur, ‘Doydum ALLAH.’ diyene kapanan göz mü olur? Göğün her bir noktası bilenlere açıktır, danışılan her konu bilmeyene geçittir! 17 VARETTİĞİN bizleriz RABB’im, VARLIĞIN’da gözleriz; diledik geldik size, ne VERDİ’ysen sözleriz. Söz olduk satırlarda, göz olduk hatırlarda. Dileyen dilediğince aldı, dostluğu kainat ile kurdu. Güldük geldik, sevdik bulduk, sevenlerle olduk, bir kab misali dolduk. Her biriniz bir damla, her birinizde bir hamle. Geldik büyük haz ile, dolduk kaba naz ile. Birbirimize el olduk, birbirimize gönülden dolduk, ‘RABB’im.’ dedik zehri sildik. ALLAH’ıma emanet olunuz. ALLAH’a ısmarladık.
LÂİLÂHE İLLALLAH MUHAMMEDÜR
RESULULLAH
|